YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3054
KARAR NO : 2019/7822
KARAR TARİHİ : 04.04.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan … Gıda Dağ. Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2003 yılı Mart ayında … Gıda (…) Şirketi ile yaptığı iş sözleşmesiyle … Şirketi’nde işe başladığını, 2005 yılında işverenin oluşturduğu geçici iş ilişkisi nedeniyle bu defa 2005 Mayıs ayından itibaren … Şirketi’nde çalışırken iş akdinin 01.01.2006 tarihinde bildirimsiz ve haksız olarak sona erdirildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı … Şirketi vekili, davacının müvekkili şirketle diğer davalı … Gıda (…) Şirketi arasındaki iş ilişkisinden dolayı diğer davalı tarafından işe alındığını, tüm ücretleri belirtilen şirket tarafından karşılanmak üzere şirketlerinde çalıştırıldığını, davacının … Gıda (…) Şirketi’nin belirlediği noktalarda belirtilen firmanın elemanı olarak çalıştığını, şirketlerinden ayrılırken ibraname verdiğini, müvekkili şirketin … Gıda (…) Şirketi’nin distribütörlüğünü yaptığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Şirketi vekili, davacı ile aralarındaki iş sözleşmesinin 15 Mart 2005 tarihinde kurulup, 31 Mayıs 2005 tarihine kadar devam ettiğini ve davacının istifa suretiyle işten ayrıldığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Şirketi vekili, davacıyla şirketleri arasındaki hukuki ilişkinin 15.06.2005-….11.2005 tarihleri arasında sürdüğünü, davacının süre itibariyle şirketlerinden ihbar ve kıdem tazminatları talep edemeyeceğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının tanık beyanları ve dosya kapsamına göre sürekli aynı işi yaptığı, ancak şirketlerin zaman içinde değiştiği, tanık beyanları, kayıtları davacı ve davalının ifadesine göre davacının 01.10.2003-258.02.2005 … Şirketi’nde, 01.03.2005-31.05.2005 … Şirketi’nde, 01.06.2005-….11.2005 … Şirketi’nde çalıştığı, ibraname ve feragat belgesi bulunduğu, iddianamede kıdem ve ihbar tazminatının yer almadığı davacının aralıksız çalışmasını sürdürdüğünde çalışırken verdiği ibra belgesi olduğunun kabul edildiği, ibranamede ihbar ve kıdem tazminatının verilmediğinin belirtildiği ancak davalı vekili ihbar ve kıdem tazminatı alacağının olmayacağını belirttiği, savunma ve ibranamenin çeliştiği, bu nedenle ibranameye itibar edilmediği, bu şirketin kendilerinin insan kaynakları şirketi olduğunu ileri sürdüğü, ancak … Gıda (…) Şirketi ile yaptıkları hizmet sözleşmesinde, … Şirketi’nin iş bu sözleşmeye konu olan hizmeti bizzat kendisinin istihdam ettiği personel ile gerçekleştireceğini ve personelin ücret, sigorta, sigorta primleri vergileri ile ilgili yasalardan doğan tüm haklarını muntazam olarak ödeyeceğini ve personelin herhangi bir nedenle hizmet akdinin feshinden doğan yasal hakları da dahil olmak üzere personelin tüm özlük haklarından kendisinin sorumlu olduğunu kabul ettiği, bu nedenle bu şirketin de kendi dönemiyle ilgili olarak sorumluluğu bulunduğu, davacının asgari ücretle çalıştırıldığı ve işverenlerince yol ve yemek yardımı yapıldığı tanıklarca ifade edildiği, halen uygulanmasına devam edilen 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine göre, işyerlerinin devir ve intikal halinde işçinin kıdemi, işyeri veya, işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinde hesaplanır, sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasında sınırlıdır denildiği, davalılardan Bileşim Gıda (…) Şirketi ile hizmet akdine son veren … Şirketi’nin tüm hizmet süresi üzerinde kıdem ve ihbar tazminatında sorumlu olmak kaydıyla, davacının kıdem tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, bu nedenlerle 21.07.2009 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığı, kıdem ve ihbar tazminatına karar verilmiş ise de Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2010/16813 Esas sayılı ilamıyla bozulduğu, davalılardan Bilişim Şirketi ile diğer davalılar arasında asıl alt iş veren ilişkisi olup son alt iş verenin ise … Şirketi olduğu, kıdem tazminatı bakımında devreden alt iş verenin sorumluluğu kendi çalıştırdığı dönem ve ücret seviyesiyle sınırlı olduğu, TES’e bağlı ihbar tazminatından devreden alt iş verenlerin sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın … Şirketi haricindeki davalılar bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı … Gıda Dağ. Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
A-)Davalı … Gıda Dağ. Paz. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz talebi bakımından;
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesine göre İş Mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK.nın geçici 3. madde 1. fıkrasına göre; “Bölge Adliye Mahkemelerinin, …/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun’un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. fıkrasına göre; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun’un …/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454’üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 427/2 maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, “5521 sayılı Yasa’da açık düzenleme olmamakla birlikte, bu Yasa’nın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 427 maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktar 1501,30 TL olup, karar tarihi olan 2015 yılı itibariyle 2080 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalının temyiz isteminin HUMK.nun 427/2, 432/4 maddeleri, uyarınca REDDİNE, nispi temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine
B-)Davacı vekilinin temyiz talebi bakımından;
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, davalı … Şirketi açısından dava reddedilmiştir.
Davalı … Şirketi’nin asıl işveren olduğunun anlaşılması karşısında, asıl işverenin davacının kendi nezdinde geçen tüm hizmet dönemine ilişkin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinden alt işverenle birlikte sorumlu olduğunun düşünülmemesi hatalıdır.
2-Davacının, davalı … Şirketi’de geçen hizmet süresi 5 ay 25 gün olsa da son alt işveren olarak, kendisinden önceki alt işverenlerin dönemlerini de kapsayacak şekilde tüm kıdem tazminatından sorumlu tutulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
3-Davalı … Şirketi’nin sorumluluğu bakımından;
Davacının bu şirketteki hizmet süresi 3 ay olsa da bu şirketin kıdem tazminatından sorumluluğunun, kendisinden önceki alt işverende/işverenlerde geçen hizmet süresini de kapsayacak şekilde kendi nezdindeki hizmet süresinin sonuna kadar olduğunun düşünülmemesi hatalıdır.
4-Bozma öncesi ilk kararda müteselsil sorumluluk söz konusu olup davacı temyizi de olmadığından, davalılar … Şirketi, … Şirketi ve … Şirketi’nin, yukarıda belirtilen miktarlar ile müteselsil sorumlu tutulmalı, asıl işveren … Şirketi’nin tüm hizmet süresine ilişkin kıdem tazminatından diğer davalılar ile birlikte müteselsil sorumlu tutulmalıdır.
Eldeki, Mahkeme’nin 2012/816 Esas sayılı kararında davalı … Şirketi’nin sorumlu tutulduğu miktar ve dönem ise yerinde olmakla bu konular bozma nedeni yapılmamıştır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.