YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5034
KARAR NO : 2019/2699
KARAR TARİHİ : 18.04.2019
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketten satın aldığı mal bedelini ödemediğini alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan satın alınan ürünlerin bedelinin ödendiğini ve herhangi bir borçlarının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının mal teslimini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.02.2016 tarihli ve 2015/15140 Esas – 2016/3272 Karar sayılı ilamı ile “Davacı icra takibinde faturalara dayanmış olup davalı taraf itirazında ve davaya cevabında ödeme def’inde bulunmuştur. İtirazın iptali davası takip ile sıkısıkıya bağlıdır. Bu durumda davalı tarafın takip konusu borcu ödediğini kanıtlanması gerekir. Mahkemece ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı tarafça sunulan ödemeye ilişkin belgelerin yeni bir belge olmayıp bozma öncesi yapılan yargılamada sunulan raporda da değerlendirilen ticari defterlere kayıtla sabit olan ödemeler olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde sunulmuş olan ödeme belgelerine göre ( 27.06.2012 tarihli 5.000 TL, 28.06.2012 tarihli 5.000 TL ve 28.02.2012 keşide tarihli çeke istinaden 25.000 TL ) toplam 35.000 TL ödeme bulunduğu ve bu ödemelerin tarihi itibariyle hepsinin takibe dayanak faturaların tarihlerinden sonraya tekabül ettiği görülmektedir. Bu durumda ispat yükü kendine düşen davalı faturalara mahsuben ödeme yaptığını usulüne uygun delillerle ispatladığına göre ödemelerin faturaya ilişkin olmadığını ispat yükü yeniden davacıya geçmiş olup buna ilişkin delil sunamayan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde taraflara iadesine, 18/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.