YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3994
KARAR NO : 2012/8155
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi ve muarazaanın giderilmesi
… ve Tansal Marine Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile … ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi ve muarazaanın giderilmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05.10.2010 gün ve 83/358 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde imar uygulamasından önce davalılar adına kayıtlı… (…Köyü) 464 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü üzerine bina yapmak suretiyle elattığı gerekçesiyle aleyhlerine Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda 2005/372 Esas ve 2006/203 Karar sayılı hükümle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 464 sayılı parselin daha sonra imar uygulamasına tabi tutulduğunu, davalılara başka yer bırakıldığını, 464 parsel kapsamında kalan yerin tapusuz alan haline geldiğini, davalıların vekiledenlerinin yapmış olduğu bina üzerinde hak iddia ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve yaratılan çelişkinin giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, dava konusu taşınmaz bölümünün vekiledenleri adına kayıtlı 464 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını, kesinleşen hükümle elatmanın önlenilmesine karar verildiğini, imar uygulamasının hükmün infazını ilgilendiren bir husus olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, “ davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu Antalya İli Aksu İlçesi … Köyü 464, 467, 468, 469, (583 ada 1 parsel, 584 ada 1 parsel, 585 ada 1, 2, 3 parseller) parsellerin fen bilirkişisinin 01.03.2010 tarihli rapor ve krokisinde C-2: 145 m2, A-3: 21 m2 ve A-1 502 m2 olarak gösterilen kısımlar yönünden açtığı muarazaanın önlenmesi davasının kabulüne, davacının dava konusu Antalya İli Aksu İlçesi … Köyü 464, 467, 468, 469, (583 ada 1 parsel, 584 ada 1 parsel, 585 ada 1, 2, 3, parseller) parsellerin bilirkişisinin 01.03.2010 tarihli rapor ve krokisinde A-2: 212 m2, B: 762 m2, C-1: 110 m2’lik kısımlar yönünden açmış olduğu muarazaanın giderilmesi talebinin reddine…” karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, imar uygulaması sonucu tapusuz alanda kalan taşınmaz ile ilgili elatmanın önlenilmesi isteğine ilişkindir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davaya konu taşınmazın fen bilirkişilerince hazırlanan 01.03.2010 tarihli krokide A-3 ve C-2 harfleriyle gösterdikleri kısımlarına ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından davalılar vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün bu kısmının ONANMASINA,
Davalılar vekilinin dava dışı… Köyü 285 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan ve krokide A-1 harfiyle gösterilen kısmına yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.12.2007 tarih ve 2007/205-367 sayılı hükmü ile davacılar …, …, … ve Kale Pazarlama Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret AŞ’nin açmış olduğu meni müdahale davasının kabulü ile Antalya İli Merkez… Köyü 464 sayılı taşınmazın fen bilirkişisi 27.01.2006 tarihli krokisinde A-2, B ve C harfleriyle gösterdiği toplam 650 m2’lik kısmını davalılar … ve Tansal Marine Turizm Gıda İşletme ve Sanayi LTD.’nin elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek 04.06.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosyadaki bilgilere göre taşınmazın bulunduğu yerde 03.08.2006 tarihinde önce imar uygulaması yapılmış, 464 parsel sayılı taşınmaz 141.418 m2 yüzölçümlü olarak tapuda tescilli iken 5.310 m2’nin 467 parsele 54.458 m2’sinin 468 parsele 15,678 m2’nin 469 parsele, 22.486 m2’sinin 583 ada 1 parsele, 17.097 m2’sinin 584 ada 1 parsele gittiği 26.389 m2’sinin ise DOP olarak ayrıldığı kütük sayfasının kapatıldığı, 464 parselin yapılan imar uygulaması sonucunda 467, 469, 583 ada 1, 584 ada 1, 585 ada 1, 2, 3 nolu parsellere gittiği 469 parsel sayılı taşınmazın …, … ve … adına kayıtlı olduğu, 01.03.2010 tarihli fen bilirkişileri rapor ve krokisine göre davaya konu taşınmazın A-3 harfiyle gösterilen 21 m2’lik ve C-2 harfiyle gösterilen 145 m2’lik kısmının imar yolunda kaldığı A-1 harfiyle gösterilen 502 m2’lik alanın ise… Köyü 285 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Davacılar vekili 31.08.2007 tarihli dava dilekçesinde Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 2005/372 Esas ve 2006/204 Karar sayılı dava dosyasına konu taşınmazın bir kısmının imar uygulaması sonucu eldeki dosyanın davalılarına bırakılan taşınmazlar içerisinde kalmadığını açıklayarak davalılarca vekiledenleri aleyhine çıkarılan muarazaanın önlenmesini istediğine göre 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen davasına konu olmayan ve fen bilirkişisinin 01.03.2010 tarihli rapor ve krokisinde A-1 harfiyle gösterilen 502 m2’lik taşınmazın eldeki davanın konusu olmadığının kabulü gerekir.
Bilindiği üzere HUMK.nun 74 (HMKnun 26.) maddesi göre “… hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyed olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Tahakkuk edecek hale göre talepten noksanı ile hüküm caizdir.” Maddece anılan yasa maddelerine ve taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak talep olmadığı halde fen bilirkişilerince 01.03.2010 tarihli rapor ve krokide A-1 harfiyle gösterilen 502 m2’lik taşınmaz yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları tüm bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün krokide A-1 harfiyle gösterilen kısmına ilişkin hüküm fıkrasının 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi
uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 112,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine
27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.