Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2019/413 E. 2019/9117 K. 30.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/413
KARAR NO : 2019/9117
KARAR TARİHİ : 30.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Hükümlerin açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 223., 230. maddelerine aykırı davranılması,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle kasten yaralama suçu yönünden savunma hakkının kısıtlanması,
3)Kasten yaralama suçu yönünden suçun işleniş biçimine, kastın yoğunluğuna, mağdurdaki yaralanmanın birden fazla olmasına ve meydana gelen zararların ağırlığına göre, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi ve TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi de nazara alınarak TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezanın sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 30.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.