YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7537
KARAR NO : 2019/8656
KARAR TARİHİ : 01.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun olayın sıcağı sıcağına alınan kolluk beyanına ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanığın, cinsel organını mağdura göstererek kucağına oturmasını istemesi şeklinde gerçekleşen eylemin cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden cinsel taciz suçundan mahkûmiyeti yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek çocuğun basit cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Gerekçeli kararda ve hüküm fıkrasında suç isminin çocuğun basit cinsel istismarı yerine cinsel taciz olarak yazılması,
Mağdurun onbeş onsekiz yaş aralığında olduğu ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmediği yönünde hakkında bir iddia veya bulgu olmadığı halde TCK’nın 103/1-b maddesi yerine aynı Kanunun 103/1-a. maddesinin uygulanması,
Sanığın, mağdurun olay tarihinde yanında ücret karşılığında çalıştığı sırada hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanılmak suretiyle eylemini gerçekleştirdiği halde hakkında TCK’nın 103/3. maddesinin uygulanmayarak eksik ceza tayini,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.