YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2016
KARAR NO : 2019/3498
KARAR TARİHİ : 08.04.2019
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.08.2018 tarih ve 2017/132633-2018/38694 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.10.2018 tarih ve 2018/6584 değişik iş sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13.02.2019 gün ve 94660652-105-34-16205-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2019 gün ve 2019/18112 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; şüpheli …’in, müşteki … ile diğer şüpheli … vasıtasıyla tanıştıkları ve zaman içinde evlilik kararı aldıkları, müşteki ile aralarındaki bu ilişki vasıtasıyla ve evlenme vaadiyle şüpheli …’in çeşitli bahanelerle müştekiden 11.223,00 Türk lirası banka üzerinden olmak üzere toplamda 21.000 Türk lirası aldığı iddiasından ibaret somut olayda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca; taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukukî ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin, şüpheli … aracılığı ile diğer şüpheli … ile tanışmasının ve evlilik kararı almalarını müteakip, müştekinin bu ilişkiye güvenerek şüpheli …’nın istediği toplamda 21.000,00 Türk lirası parayı gönderdiği, ancak daha sonra şüpheli …’nın müştekiden uzaklaştığı, özellikle şüpheli …’nın, söz konusu paranın 11.200,00 Türk lirasından ibaret kısmını tanık …’ın 09.01.2018 tarihli ifadesiyle de sabit olduğu üzere, adı geçen tanığın banka hesabına gönderttirdiği ve mezkûr tanığın parayı şüpheli …’e elden teslim ettiği, ayrıca şüpheli …’nın anılan tanığa, müşteki kendisini ararsa tanımadığını söylemesini tembih ettiği yönündeki ifadeleri de göz önüne alındığında aldatma unsurunun oluştuğu ve miktarın fazlalığı nazara alındığında mevcut delillerin dolandırıcılık suçuna vücut verebileceği ve kamu davasının açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Bakırköy 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.10.2018 tarih ve 2018/6584 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, 08.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.