YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/821
KARAR NO : 2019/3262
KARAR TARİHİ : 11.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … Acar vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 09/10/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeni ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/11/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince,
Dava; evlilik birliği devam ederken, üçüncü kişi ile birlikte olma iddiasına ve hakaret eylemine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalının, müvekkilinin dava dışı eşi ile evli olduğunu bildiği halde birliktelik yaşadığını ve bu nedenle müvekkilinin evliliğinin sona erdiğini, toplum içerisinde zor durumda kaldığını; ayrıca davalının müvekkiline mesaj yolu hakaretlerde bulunduğunu ve bu nedenle davalı hakkında ceza tahkikatı yürütüldüğünü belirterek uğranılan zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; haksız fiil sorumluluğunun geniş ve belirsiz bir kavram olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmeye iştirak çerçevesinde değerlendirilmesi, bu sorumluluğu belirsiz hale getireceğinden ve bu anlamda davalının eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 26. maddesi uyarınca; hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Buna göre, kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Mahkemece hükmedilecek tazminatın belirlenmesinde dava edilen sonuç istemin aşılıp aşılmadığının incelenmesi zorunludur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davanın, evlilik birliği devam ederken, üçüncü kişi ile birlikte olma iddiasına ve hakaret eylemine dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili, 09/10/2013 tarihli dava dilekçesinde, evlilik birliği devam ederken, üçüncü kişi ile birlikte olma iddiası yanında, ayrıca davalının müvekkiline yönelik mesaj yolu ile hakaret eyleminde bulunduğunu ve bu nedenle davalı hakkında ceza yargılamasının yapıldığını da belirtmiştir. Mahkemece sadece evlilik birliği devam ederken, üçüncü kişi ile birlikte olma iddiası değerlendirilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki, mahkemece hakaret eylemi nedeni ile davacının kişilik haklarının saldırıya uğramış olduğu iddiası da araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece belirtilen bu husus değerlendirilmeden yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.