YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15681
KARAR NO : 2019/30400
KARAR TARİHİ : 16.04.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık İhan Demir’in her iki suçtan beraatine, sanık …’ın da her iki suçtan hükümlülüğüne, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan … İdaresi adına… vekilinin temyizinin sanık … hakkında kurulan beraat hükümleri ile sınırlı olduğu gözetilerek… vekili ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1. Sanıklardan …’ın ortağı ve müdürü olduğu ithalatçı… Kimya Amb. San ve Tic. Ltd. Şti. adına… Gümrük Müdürlüğünde tescilli gümrük müşaviri olan diğer sanık … tarafından düzenlenen 01/08/2011 tarih ve 11341300IM178298 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı 2901.29.00.90.19 GTIP’ın da 1 kap net 22100 kg ”ISODODECANE” olarak beyan edilen eşyanın kırmızı hat kriterine göre işlem yapılmak üzere sevk edilmesine müteakip, muayene memurunca 10/08/2011 tarih ve 067461 no’lu Laboratuvar Tahlil Formu ile kimyahaneye sevk edilen eşyaların yapılan kimyevi tahlil sonucunda ”WHITE SPIRIT” cinsi eşya olduğunun belirlendiği, white spirit cinsi eşyanın 67 seri no’lu Gümrük Genel Tebliği gereğince ithalinin(Gebze Petrokimya Ürünleri İhtisas Gümrük Müdürlüğü) yetkili gümrük müdürlüğünden yapılması gerektiği, ithalinin yapılabilmesi için İşçi Sağlığı Belgesi ibrazı gerektiği ve beyan edilen eşyadan farklı olarak kg başına 2.0135 TL ÖTV’ye tabi olduğu, sanıkların böylece Gümrük İdaresi’ni yanıltarak eksik vergi ödemek suretiyle kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmış olup,
Sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında; firmalarının üretimde katalizör olarak kullandığı maddeyi daha önce de ithal ettiklerini, o tarihte yapılan tahlil sonucunda kendilerine eşyaya ait GTİP numarasının bildirildiğini, aynı ürüne ilişkin ikinci parti ithalatta da aynı GTİP numarasının kullanıldığını, ortada bu yanlışlıktan kaynaklanan bir durumun söz konusu olduğunu, her 2 ürüne ilişkin de işçi sağlığı belgelerinin mevcut olduğunu, ortada bir vergi zararının bulunmadığını, suçlamaları kabul etmediğini belirttiği ve dosyaya sanığın müdürü olduğu firmanın önceki ısododecane ve white spirit cinsi eşya ithalatlarına ilişkin evrak örneklerinin ibraz edildiği,
Sanık …’in aşamalardaki savunmalarında; ithalatçı firma tarafından kendisine verilen belgelere göre beyannameyi düzenlediğini, firmadan beyanname muhteviyatı eşyayı olduğundan farklı beyan etmesi konusunda bir talimat almadığını, suçlamaları kabul etmediğini belirttiği,
Dava konusu eşya üzerinde mahallinde yapılan keşif işlemi sonrası emekli Gümrük Başmüfettişi ve yüksek kimya mühendisi 2 bilirkişi tarafından düzenlenen 25/02/2013 havale tarihli raporda; 10/08/2011 tarihli tahlil rapor formunun sanık … tarafından ”itirazım yoktur” kaydı ile 14/08/2011 tarihinde tebellüğ olunduğu, ‘ISODODECANE” olarak beyan edilen eşyanın 2901.29.00.90.19 GTIP’ında, ele geçen white spirit cinsi eşyanın ise 2710.11.21.00.00 GTIP’ında bulunduğu, white spirit cinsi eşyanın işçi sağlığı belgesi almadan, ödenmesi ya da teminata bağlanması gereken ÖTV’si ödenmeden yetkili olmayan Gümrük İdaresinden ithaline teşebbüs edildiği, dava konusu eşyanın Cif kıymetinin 50.349,00 TL, Gümrük Vergisinin 2.366,00 TL, KDV’sinin 17.498,00 TL, ödenmesi veya teminata bağlanması gereken ÖTV miktarının 44.498,00 TL ve gümrüklenmiş değerinin ise 114.711,00 TL olduğunun belirtildiği,
Sanık … müdafiinin aşamalardaki beyanlarında; tahlil raporunun Gümrük Müşaviri … tarafından itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleştiğini, eşyanın ”ısododecane” cinsi mi yoksa ”white spirit” cinsi mi olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda da bu konuda herhangi bir tespite yer verilmediğini, Gümrük Laboratuvarlarının bu konuda yetersiz olabildiklerini, eşyanın dökme olarak geldiğini ve bu haliyle ilgili mevzuata göre laboratuvar tahlilinin zorunlu olduğunu, zorunlu tahlil yapıldığında da eşyanın gerçek GTİP’inin zaten belirlenebilecek olduğunu, bu anlamda eşya cinsi yanlış beyan edilse dahi bu durumun ortaya çıkabilecek olduğunu, vergi kaybının bulunmadığını, atılı suçların yasal unsurları itibarıyla oluşmadığını beyan ettiği, sanık … müdafiinin de aşamalardaki beyanlarının benzer mahiyette olduğu anlaşılmakla,
Dosya ile birlikte dava konusu eşyaya ait numuneler konusunda uzman ve tarafsız bilirkişiler kuruluna tevdi edilerek, eşyanın niteliğinin belirlenerek, eşyanın beyan edilenden farklı çıkması halinde suç tarihleri itibarıyla ”ısododecane” ve ”white spirit” cinsi eşyaların tabi oldukları GTİP’in belirlenmesi ve buna göre yine suç tarihleri itibarıyla her iki eşyanın ithalatında alınması gereken gümrük vergilerinin ayrı ayrı tespit edilmesi, vergi farkının oluşup oluşmadığının saptanarak sonucuna ve sanıkların olaydaki fonksiyonlarına göre hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Halkalı Gümrük Müdürlüğü’nün 13/11/2013 tarihli cevabi yazısında dava konusu beyanname muhteviyatı eşyanın ”dökme” mahiyette olup Gümrük Yönetmeliği’nin 196. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca tahlili zorunlu eşyalardan olduğunun belirtilmesi karşısında; resmi belgede sahtecilik suçu yönüyle beyanname ve eki evrakların iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
3. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, suçun sübutu halinde sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri ve haklarında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/285 Esas, 2013/314 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 01/08/2011, iddianame tarihinin 18/10/2011 olduğu,
Sanıklar hakkında Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2016/193 Esas sayılı dosyasında da, suç tarihlerinin 01/04/2011, 13/07/2011, iddianame tarihinin ise 24/03/2017 olduğu anlaşılmakla,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre,suçun sübutu halinde sanıkların eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4. Sanık … hakkında kaçakçılık suçundan tayin olunan adli para cezasının 24 eşit taksitle tahsiline karar verilirken, TCK’nun 52/4. madde ve fıkrası gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5. Sanık … hakkında hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle bir karar verilmesinin gerekmesi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve katılan … İdaresi adına… vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.