YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1765
KARAR NO : 2019/3407
KARAR TARİHİ : 13.05.2019
…..
Taraflar arasındaki davada …… Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, vekalet sözleşmesine dayalı olarak vekalet ücretinden kaynaklanan alacak tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
….., taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanundan kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
……tarafından ise dava konusu olayda 06.12.2013 Cuma günü avukatlık hizmet sözleşmesi imzalanmış, davalı 09.12.2013 Pazartesi günü avukatı azletmiştir. Azlin haksız olduğu gerekçesi ile Avukatlık Kanunu hükümleri tatbik edilecek ve avukat korunacak ise diğer bir söyleyiş ile 6502 sayılı Kanunun 5. maddesi ve genel hükümler uygulanmayacak ve tüketici olduğu kabul edilen davalı yararına yorum getirilemeyecek ise bu davaların tüketici mahkemelerinde görülmesinin doğru olmayacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç Başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; “kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; tüketici ise “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3. maddesinde de “Tüketici işlemi”, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; avukat olan davacı, davalı ile aralarında yapılan Avukatlık sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken ücretin ödenmediğinden bahisle vekâlet ücretinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde belirtilen davacı ile davalı arasındaki vekalet sözleşmesinin kaynağı davalı
……..
hakkında …… Savcılığınca emre itaatsizlikte ısrar suçundan şüpheli olarak sürdürülen …. 2013/1535 sayı ile açılan soruşturmadan kaynaklı uyuşmazlıklara ilişkindir. Davalı, mesleki ve ticari amaçla hareket etmediğinden, 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici olup, taraflar arasında tüketici ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenlerle, uyuşmazlığın Tüketici mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince …….YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 13/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.