YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/706
KARAR NO : 2019/3433
KARAR TARİHİ : 19.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 06/11/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sebebiyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin evli olduklarını, müşterek çocuklarının doğumu sonrasında davalının müvekkilini annesinin evine bıraktığını ve müvekkilini aramadığını, bir süre sonra davalının resmi nikah olmaksızın başka bir kadınla düğün yaptığını ve birlikte yaşamaya başladıklarını, davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4787 sayılı aile mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4/1. maddesi gereğince, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitabından doğan dava ve işlere aile mahkemesinde bakılır.
Dava konusu olayda davacı, 4721 sayılı TMK’nun 185/3. maddesinde belirtilen sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmaktan dolayı, davalı eşinden manevi tazminat talep etmektedir. Sadakat yükümlülüğü, evlilikle birlikte eşlerin tabi olması gereken bir yükümlülük olup, TMK’nun ikinci kitabının birinci kısmının üçüncü bölümünde düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacı, davalı eşinin sadakat yükümlülüğüne uymadığını ileri sürerek manevi tazminat talep etmiştir. Evlilik devam ederken, birlik yükümlülüklerine uyulup uyulmadığını belirleme görevi aile mahkemesine aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine ya da re’sen gözetilmesi gerekir. Şu halde; mahkemece davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru olmamış kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.