Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/4730 E. 2019/3134 K. 03.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4730
KARAR NO : 2019/3134
KARAR TARİHİ : 03.07.2019

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … Asliye Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 25.06.2019 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereği, eksik ve ayıplı ifa sonucu kararlaştırılandan küçük alanlı daire verilmesi sebebiyle eksik iş bedeli, gecikme cezası alacağı, eksik işlerin giderim bedeli ile ayıp nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece eksik alanlı daire verilmesi, gecikme cezası ve eksik işlerin giderim bedeli yönünden ıslahla arttırılan miktar da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince davacının istinaf talebinin reddine, davalının istinaf talebinin kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp kararlaştırılandan küçük daire teslimi nedeniyle talep edilen alacak dışında ceza-i şart eksik ve kusurlu imalât bedeli isteminin kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı arsa sahibi, davalı yüklenicidir. Adi yazılı düzenlenmekle birlikte inşaatın
büyük oranda tamamlanıp teslim edilmiş olması nedeniyle geçersizliğini ileri sürmenin, hakkın kötüye kullanılması olacağı anlaşılan kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ile davalı yüklenici davacı arsa sahibine ait olup tevhit edilecek parseller üzerinde 4 blok 56 konuttan oluşan inşaat yapımını üstlenmiştir. Sözleşmenin konut seçimi başlıklı 7. maddesinde arsa sahibine A blokta 9 ara kat, 1 çatı dubleks daire verileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 2. maddesine göre A bloktaki çatı dubleks daireler ortalama 190 m2, ara kat daireler 135 m2 olacaktır. Aynı maddenin son cümlesinde konutların m2 alanlarında büyüme ve küçültme yapılamayacağı kabul edilmiştir. Ortalama alan belirlenmesinde amaç özellikle arsa sahibine verilecek dairelerin toplam alanının, ayrı ayrı dairelerin alanları toplamı ile aynı olmasıdır. Sözleşmede net ya da brüt ayrımı yapılmadığından uygulamada genel olarak kabul edildiği gibi alanın brüt olarak kararlaştırıldığının kabulü gerekir. Buna göre davacı arsa sahibine verilen daire alanlarının küçük olup olmadığı ve bunun sonucu eksik teslim olup olmadığı ve eksik teslim nedeniyle arsa sahibinin tazminat isteyip istemeyeceğinin tesbiti için davacıya verilecek A bloktaki ara kattaki dokuz dairenin 135’er m2’den bir adet çatı dubleks dairenin 190 m2 kararlaştırılan ortalama alanı üzerinden arsa sahibine verilecek dairelerin toplam alanı hesaplanıp, bundan davacıya verilen toplam 9 dairenin proje ve zemindeki toplam brüt alanları bulunup karşılaştırmak suretiyle bulunması gerekir. Daire alanların eksik olması nedeniyle istenebilecek bedelin de, davacının kabulüne göre dahi iş tamamlanıp 05.01.2010 tarihinde arsa sahibine teslim edildiği, davacı arsa sahibi bu eksikliği 2010 yılında tesbit edilp makul süre içerisinde ve 2010 yılında dava açıp isteyebileceği ve davayı 2012 yılında gecikerek açmış olduğundan dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 98/II. maddesi delaletiyle 44. maddesi gereğince gecikerek dava açmak suretiyle zararın artmasına neden olduğundan 2010 yılı mahalli piyasa rayiçleri ile hesaplanması, keza eksik ve kusurların giderim bedellerinin de aynı gerekçe ile 2010 yılı mahalli piyasa rayiçleri ile hesaplanması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan, az yukarıda açıklanan yönteme göre davacı arsa sahibine verilecek 9 dairenin toplam brüt alanı ve verilen dairelerin brüt alanını hesaplayıp buna göre eksik verilen brüt alanı tesbit ettirilerek, eksik bırakılan alanın 2010 yılı mahalli piyasa rayiçleri ile değeri ile 2010 yılı için yapı kullanma izin belgesi masrafları, eksik bırakılan banyo dolapları, eksik olan otomatik sulama sistemi ve mantolama işlerinin 2010 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp bulunacak miktara 78.330,00 TL gecikme cezası eklenerek sonucuna uygun bir karar vermek olmalıdır.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu ve özellikle, yapı kullanma izin belgesi için 5.000,00 TL talep edilip ıslahla artırılmadığı halde talep aşılarak 13.183,00 TL’ye, eksik işlerin giderim bedeli için 10.000,00 TL talep edilerek ıslahla 16.400,00 TL’ye çıkartılmasına karşın, mantolama bedeli 18.790,00 TL, banyo dolabı bedeli olan 3.417,00 TL otomatik sulama sistemleri bedeli 300,00 TL olmak üzere toplam 22.507,00 TL eksik işlerin giderim bedeline talep aşılarak hüküm kurulması ve bölge adliye mahkemesince de, alan eksikliği ile ilgili ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak bu kalem alacakla ilgili istemin tamamının reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
kararının kaldırılarak hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 2.037,00’şer TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan, 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.