Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/3519 E. 2019/8482 K. 09.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3519
KARAR NO : 2019/8482
KARAR TARİHİ : 09.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın savunmasında, eşi olan müşteki …’nin, gayri resmi olarak yaşadığı şahısla birlikte kendisini daha önce darp ettiklerini, kendisinin müştekiden şikayetçi olduğunu, bundan dolayı müşteki ve katılanın kendisini şikayet ettiklerini belirtmesi, sanığın böyle bir şikayetinin bulunup bulunmadığının araştırılması ve katılan … nin beyanında ise, 14/9/2012 tarihinde gerçekleşen tehdit olayında kendisinin ağabeyleri olan … ve … ile birlikte babasının yanında kaldıklarını belirtmesi, 16/9/2012 tarihinde gerçekleşen tehdit olayında ise, sanık tarafından Bursa merkezde bir eve götürüldüğünü burada evde yaşlı bir kadın ve 20 yaşlarında erkek bir şahıs olduğunu, katılan … …’nin beyanında geçen yaşlı kadının ve 20 yaşlarında erkek şahsın kimlik bilgilerinin araştırılması ve kimlik bilgilerinin tespitinden sonra, … ve … ile birlikte tanık olarak dinlenerek bu delillerin dosyada mevcut diğer deliller ile birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması
2-Kabule göre de;
a-TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan “suçun işleniş şekli ve nedenleri” gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, temel cezanın yetersiz gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla ceza tayini,
b-Sanığın 14/09/2012 tarihinde katılan … …’yi öldürmekle tehdit ettiği, 16/9/2012 tarihinde ise hem katılan … …’yi hem de müşteki …’yi bıçakla tehdit etttiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 43/1 ve 43/2. maddelerinin ayrı ayrı temel ceza üzerinden uygulanması gerektiği gözetilmeden, “14/09/2012 tarihinde gerçekleşen eylem hakkında hüküm kurulmayarak sanığın eyleminin kül halinde zincirleme şekilde birden fazla kişiye karşı silahla tehdit suçunu oluşturduğu” şeklindeki yetersiz gerekçe ile TCK’nın 43. maddesinin bir kez uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-Tekerrüre esas alınan kasıtlı suçun, TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca hükmolunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olması ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin değiştirilmiş olması ve anılan Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddesindeki düzenleme karşısında; bu suç yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılması halinde ise, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.