YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/373
KARAR NO : 2019/3141
KARAR TARİHİ : 03.07.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava fiyat farkı (verim düşüklüğü zararı) ile fazla imalât bedelinin tahsili, haksız kesilen gecikme cezalarının iadesi, birleşen dava ise 18 nolu hakedişten haksız olarak kesilen gecikme cezasının istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dairemizin 23.11.2016 gün 2016/2735 Esas, 2016/4785 Karar sayılı bozma ilamının ikinci bendinde, bozma kararından önce alınan bilirkişi raporlarının bozmaya uygun düzenlendiği ve sözleşmenin 15.2 maddesine uygun olduğu söylenemeyeceğinden HMK’nın 281/3. maddesi gereğince bozma ilamına uygun, çelişkiyi giderecek, dava tarihini aşmayacak şekilde mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması gereğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuştur.
İkinci bozmadan sonra oluşturulan bilirkişi kurulundan 15.08.2018 tarihli rapor alınmış ve bu rapor hükme esas kabul edilerek dava sonuçlandırılmış ise de; özellikle güncel endeks, hakediş tarihlerindeki USD kurları, fiyat farkı katsayısı ve bunun sonucu olarak Türk lirası cinsinden fiyat farkı tutarı ile ilgili bozmadan önce alınan bir ve ikinci bilirkişi kurulu raporlarından ayrılarak farklı hesaplama yapılmasına ve itiraz edilmesine rağmen çelişkiyi giderecek ve önceki raporlardan ayrılma neden ve dayanaklarını denetime elverişli olarak gösterecek ve itirazları karşılayacak ek rapor alınmadan eksik incelemeyle dava sonuçlandırılmıştır.
Öte yandan birinci bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu asıl ve birleşen davada oluşturulan 12.11.2013 gün 2013/620 Esas, 2016/144 Karar sayılı ikinci karar, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 23.11.2016 gün 2016/2735 Esas, 2016/4785 Karar sayılı ilamı ile bozulmakla ortadan kalkmıştır. Bozmadan sonra mahkemece bozma ilamı uyarınca inceleme yapılıp kazanılmış haklar da gözetilerek asıl ve birleşen davadaki taleplerle ilgili yeniden ve ayrı ayrı hüküm kurulup harç, ücreti vekâlet ve yargılama giderlerinin buna göre hesaplanması gerekirken, mahkemece sadece asıl davada, fiyat farkı olarak vasıflandırılan alacak talebiyle ilgili hüküm oluşturulmuş, asıl davadaki diğer talepler ve birleşen davadaki taleple ilgili hiç bir hüküm kurulmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş öncelikle, hakediş tarihleri itibariyle ayrı ayrı bir Amerikan dolarının efektif alış-satış kurlarını Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’ndan sorup tespit ettikten sonra ikinci bozmadan sonra 15.08.2018 tarihli hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan fiyat farkı talebi olarak vasıflandırılan alacak talebiyle ilgili davalı iş sahibinin itirazlarını karşılayacak, hakediş tarihlerindeki dolar cinsinden alacakların Türk lirası karşılığı, hakediş tarihlerinden 1 ay önceki güncel endeks, fiyat farkı katsayısı ve fiyat farkı tutarları arasındaki farklılık ve önceki raporlardan ayrılma nedenleri gerekçeli ve denetime elverişli olarak göstermek suretiyle asıl davada istemekte haklı olacağı fiyat farkı alacağı miktarı konusunda ek rapor alınıp değerlendirilerek alınacak ek raporla farklılık ve önceki raporlardan ayrılma nedenlerinin yeterli gerekçeyle karşılanamaması halinde yeniden oluşturulacak fiyat farkı konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan bozmaya uygun gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, değerlendirilerek davanın sonuçlandırılması ve kurulacak hükümde asıl ve birleşen davada talep edilip hüküm altına alınan miktarlar da gösterilip infazı mümkün bir karar verilmesi, harç, ücreti vekâlet ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınması olmalıdır.
Belirtilen hususlar üzerinde durulmaksızın eksik incelemeyle usule aykırı olarak sadece asıl davadaki fiyat farkı istemiyle ilgili kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan, 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 03.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.