YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1783
KARAR NO : 2019/3594
KARAR TARİHİ : 26.06.2019
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı …Derneği Genel Başkanlığı vekili Avukat… tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 30/01/2012 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı sebebiyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/05/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosya kapsamından; davalılardan …’a gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, yapılan tebligatın usulüne uygun olmaması sebebiyle adı geçen davalının cevap dilekçesinde belirttiği adresinin davacının bildirdiği adresten farklı olması da dikkate alınarak Dairemizin 07/03/2019 tarih, 2016/16567 Esas ve 2019/1303 Karar sayılı ilamı ile yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığından dosyanın geri çevrilmesine karar verilmesine rağmen, mahkemece davalı …’ın cevap dilekçesinde bildirdiği adresi dışında başka bir adrese davalı …’ın işte olduğunu bildiren komşunun isim ve imzadan imtina ettiği belirtilerek TK 21/1’e göre tebliğ yapıldığı ve son tebligatın da usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Tebligatın usulüne uygun olabilmesi için Tebligat Kanunu 10 ve 21. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Tebligat Kanunu 10. maddesinde bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı düzenlenmiştir. Tebligat Kanunu 21. maddesinde ise; (1) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (2) Gösterilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatabın o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılacağı düzenlenmiştir.
Şu halde; adı geçen davalıya yapılan gerekçeli karar tebliği usul ve yasaya uygun olmadığından savunma hakkının sınırlanmaması ve yargılamanın uzamasına sebebiyet vermemek için tebliğ işleminin hakim gözetiminde ve titizlikle yapılmak suretiyle davalı … adına gerekçeli kararın, öncelikle bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, bu tebligatın yapılamaması halinde adres kayıt sistemindeki adresinin farklı olması halinde öncelikle yine normal tebligat, bunun iadesi halinde “mernis adresi” şerhi verilerek tebligat çıkartılarak usulüne uygun şekilde tebliğ sağlandıktan ve yasal temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılıp, eksiklikler tamamlanıp gerekli temyiz süresi beklendikten sonra, temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a yeniden gönderilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 26/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.