Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/8182 E. 2019/6318 K. 20.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/8182
KARAR NO : 2019/6318
KARAR TARİHİ : 20.05.2019

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen nafakalar ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- İlk derece mahkemesince, “Davacı kadının dava dilekçesinde ilişkiye girdiklerini ve hatta eşi ile birlikte hastanede gebelik testi bile yaptırdıkları beyanı incelendiğinde; dava dilekçesinde davacı tarafça hastane kayıtları ve doktor raporlarına delil olarak dayanılmıştır. Ancak asıl dosyada 18-07-2017 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında taraflara delillerini sunmaları ve başka yerden getirtilecek delillerinin toplanması için gerekli bilgileri vermeleri hususunda süre verilmiştir. Ancak davacı kadın tarafından verilen süre içinde veya sonrasında dayandığı bu önemli vakıaya ilişkin hangi hastanede gebelik testi yapıldığına dair bir açıklama yapılmadığından buna ilişkin bir delil toplanamamıştır. Davacı erkeğin birleşen dosyadaki iddiasının bilirkişi raporu ile desteklenmesi, buna karşılık asıl dosyadaki davalı kadının savunmasına ilişkin hastane bilgisi dahi vermemesi dikkate alındığında; davacı kadındaki vajinusmus rahatsızlığının bulunduğu ve kadının bunun tedavisine yanaşmadığı kabul edildiği” bu nedenle cinsel birliktelikten kaçınma vakıasını kadına kusur olarak yüklenildiği gerekçesi ile davaların kabul edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen bu hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından istinaf edilmiş ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk dairesinin 05/11/2018 tarih, 2018/204 esas ve 2018/540 sayılı kararı ile istinaf talebinin kısmen kabulü ile, gerekçenin düzeltilmesine, tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına 350 TL. yoksulluk nafakasına tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre taraflar 01/08/2015 tarihinde evlenmiş dava ise 30/03/2017 tarihinde açılmıştır. Evliliğin fiilen yaklaşık 2 yıl devam ettiği ve cinsel birleşmenin gerçekleşmesi için eşlerden beklenen makul sürenin geçmesine rağmen cinsel birlikteliğin sağlanamadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar Tokat Devlet Hastanesinin 06/03/2017 tarihli uzman psikiyatr doktor imzası ile hazırlanan raporda kadının cinsel birlikteliğin sağlanılmasına engel psikiyatrik bir engelinin olmadığı belirtilmiş ise de aynı hastanenin kadın doğum uzmanı tarafından hazırlanan durum bildirir raporunda hastada vajinusmuş tespit edildiğinden hymen muayenesinin net olarak değerlendirilemediği belirtilmektedir. Yine yargılama sırasında ilk derece mahkemesinin de gerekçesinde belirtildiği üzere davalı kadının savunmasına ilişkin hastane bilgisi dahi vermemesi dikkate alındığında; kadının tedaviye yanaşmadığı anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kadının, davalı-karşı davacı erkeğe oranla daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları yönündeki kusur belirlemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olaylarda davacı-karşı davalı kadın daha fazla kusurlu olup, Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi koşulları erkek yararına oluşmuştur. Bu duruma göre davalı-karşı davacı erkek yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine göre erkeğin manevi tazminat talebinin kaldırılması doğru görülmemiştir.
3-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere ağır kusurlu kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının yukarıda 1., 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 20.05.2019 (Pzt.)