Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/5479 E. 2019/3129 K. 03.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5479
KARAR NO : 2019/3129
KARAR TARİHİ : 03.07.2019

Davacı … ile davalı … arasındaki davadan dolayı … 1. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 12.02.2015 gün ve 2010/324-2015/110 sayılı hükmü bozan 23. Hukuk Dairesinin 11.06.2018 gün ve 2015/9002-2018/3625 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde kaynaklanan tapu iptâl ve tescil talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 11.06.2018 tarih ve 2015/9002 Esas, 2018/3625 Karar sayılı bozma ilamına karşı yasal süresi içerisinde davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay’a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.
Davacı yüklenici vekili; taraflar arasında 31.01.2006 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre iş sahibi davalının sözleşmede belirtilmiş eserin müvekkili tarafından yapılması koşuluyla sözleşme tarihinde kendi adına olan 148 ada 3 parseldeki 1162 m² arsanın %50’sinin davacıya devir edileceğinin vaad ettiğini, aynı sözleşmede arsa üzerinde dört adet apartı içeren bina arsa sahibine diğer ikiz villa olarak yapılacak yapı ise davacı müteahhide ait olacağı, davacının sözleşme gereği bitirmesi gereken işi tamamladığı, anca tamamen davalıdan kaynaklanan kusurlar nedeniyle teslimde gecikme meydana geldiğini, sözleşmede iskan alınma işleminin müteahhide tevdi edildiğini, ancak davalının gerekli vekâleti vermediğini, anlaşmaya uygun bir şekilde tapu tescilini de sağlamadığını, müvekkili tarafından tamamlanmış olan inşaata müvekkilinin orada bulunmadığı bir sırada davalı tarafından fiilen el konulduğunu, hatta üçüncü kişilere kiraya verildiğini, müvekkilinin edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirdiği halde halen hak etmiş olduğu tapunun kendisine verilmediğini, bu sebeple sözleşmede müvekkiline satışı vadedilmiş olan %50 hissesinin davalı adına olan kaydının iptâlini, müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında; öncelikle zamanaşımı definde bulunduklarını, sözleşmede müvekkilinin sahibi bulunduğu arsanın %50 hissesini arsa üzerinde bodrumu ve çatı katı olmayan çatılı iki adet bina inşa etmek koşuluyla davacıya satmayı vaad ettiğini, davacı sözü edilen parsel üzerine bodrumu ve çatı katı olmayan çatılı ikişer katlı iki adet binayı plan ve projesine uygun olarak yapmayı vaad ve taahhüt ettiğini, bina tamamlandıktan sonra dört adet apart içeren binanı arsa sahibi müvekkiline diğer ikiz villa olarak yapılan binanın ise davacıya ait olacağının
kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre iskan ruhsatının müteahhit tarafından en geç 31.12.2006 tarihine kadar alınıp teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının inşaat ruhsatını almadan inşaata başladığını, belli bir seviyeye getirdikten sonra da inşaatı terk edip gittiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından tespit yaptırıldığını, bu sebeple bir kısım işlerin müvekkili tarafından yapıldığını, öncelikle ruhsatın 20.05.2008 tarihinde alındığını, davacının sözleşme kapsamı inşaatlardaki eksik işleri tamamlaması, hatalı ve ayıplı imalâtları düzeltmesi veya yenileriyle değiştirmesinin müvekkili tarafından yaptırılan eksik işlerin bedellerini müvekkiline ödemesi ve sözleşme gereği inşaatlara genel iskan raporunu alması gerektiğini, bu hususların yerine getirilmeden tescile karar verilmeyeceğini, bu sebeple haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
6100 sayılı HMK’nın 166. maddesine göre aralarında bağlantı bulunması durumunda dosyaların birlikte görülmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Eldeki dosyada davacı yüklenici kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davacı yükleniciye satışı vaadedilmiş olan taşınmazın %50 hissesinin davalı adına olan kaydının iptâli ve davacı adına tescili talep edilmekte olup,aynı sözleşmeden dolayı cezai şart alacağı iddiasına dayalı olarak arsa sahibi tarafından yüklenici aleyhine … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/482 Esas sayısında açılan dava bulunduğu, her iki davanın temeline taraflar arasında imzalanan … 2. Noterliği’nin 31.01.2006 tarih 680 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi oluşturmaktadır. Bir başka deyişle her iki dava aynı sözleşmeden kaynaklandığından bu iki dosyada verilecek kararlar birbirlerine etki edecek niteliktedir. Özetle; her iki dosya arasında sıkı bir fiili ve hukuki irtibat bulunmaktadır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; eldeki dosya ile … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/482 Esas sayılı dosyanın aralarında irtibat bulunması nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesi gereğince birleştirilmesi ve her iki davanın birlikte değerlendirilmesi sübuta eren maddi olguları ve toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirerek hüküm kurmaktan ibarettir. Açıklanan nedenlerle karar düzeltme talebinin kabulü ile kararın bozulmasına, bozma sebebine göre diğer karar düzeltme sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 11.06.2018 tarih ve 2015/9002 Esas, 2018/3625 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine, 03.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.