Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/3116 E. 2019/6923 K. 03.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3116
KARAR NO : 2019/6923
KARAR TARİHİ : 03.07.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-BİR. DOS. DAVACI : …
DAVALILAR-BİR. DOS. DAVALILAR : … vs.
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün asıl ve birleşen dava davalısı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Asıl davada davacı vekili, dava konusu 2323 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin 2. katının müvekkili tarafından inşaa edildiğini ileri sürerek muhdesatın tespitini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin 2323 parsel sayılı taşınmazın iştirak halinde maliki olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı evin 2.katının bizzat müvekkili tarafından inşaa edildiğini, 1.katına da yine müvekkili tarafından eklentiler yaptırıldığını belirterek muhdesatın tespitini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; ana dosyada açılan davanın kabulü ile Muğla İli Fethiye İlçesi…. Köyü Ecebeli Mevkii 2323 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan binanın ikinci katının davacı tarafından yapıldığının tespitine, birleşen mahkememizin 2009/143 Esas ve 2009/117 Karar sayılı dosyasında açılan davanın kısmen kabulü ile Muğla İli Fethiye İlçesi Üzümlü Köyü … Mevkii 2323 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan binanın 1.katındaki iç ve dış sıvanın, mutfak ocaklığı, mutfak tezgahı, mutfak dolapları, bir adet yüklük ve bir adet ahşap kapının davacı tarafından yapıldığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davada davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
1. Asıl dava dosyasının temyiz incelemesinde;
a. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b.Hükmün, yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik incelenmesinde;
Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olayda, dava konusu 2323 parsel sayılı taşınmaz taraflar adına elbirliği mülkiyet şeklinde kayıtlı bulunmaktadır. Mahkemece, bu husus göz önüne alınmaksızın, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları doğru görülmemiştir
2. Birleşen dava dosyasının temyiz incelemesine gelince;
Yargılama sırasında dinlenilen taraf tanık beyanlarından ve hükme esas alınan 13.01.2011 tarihli bilirkişi raporunda sayılan imalat kalemlerinden, dava konusu 1. katın öncesinde mevcut olduğu, davacı tarafından söz konusu yapıya iyileştirme giderleri yapıldığı anlaşılmaktadır.
Taşınmaz üzerine daha önce mevcut bir muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhdesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhdesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhdesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhdesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işlerdir. Bu işler için harcanan giderler de muhdesatın değerini artıran faydalı giderlerdendir.
İyileştirici nitelikteki giderleri tek başına karşılayan taşınmaz malik ya da maliklerinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını TBK’nin 77 ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer maliklerinden isteyebileceği kuşkusuzdur. İyileştirme giderlerini yapan malik ya da maliklerin taşınmazın ortaklığının giderilerek satılması ve muhdesattan yararlanmalarının son bulması ile istenebilir hale gelecek bu giderler için eda nitelikli alacak davası açma hakkı mevcut iken, önceden bu iyileştirme giderlerinin tespitini dava etmekte hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez.
Hal böyle olunca, Mahkemece, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Asıl ve birleşen davada davalı … vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda ‘1- b.’ ve ‘2’ maddelerinde açıklanan nedenlerle kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, asıl davada davalı … vekilinin temyiz itirazlarının ‘1-a.’ maddesinde açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.07.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.