YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4792
KARAR NO : 2019/31271
KARAR TARİHİ : 13.05.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar …, … ve … müdafiileriinin duruşmalı inceleme talebi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 299/1. maddesi gereğince reddine karar verilerek anılan sanıklar müdafiileri ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık …’ün suç tarihlerinde Akbank T.A.Ş Fevziçakmak Şubesi şirket müşteri temsilcisi, sanık …’ ın ilgili banka şubesinin müdürü, sanık …’ın yine müşteri temsilcisi ve diğer sanıklar … ve …’ın ise … Otomotiv ve VIP Dış Tic. isimli firmaların yetkilileri oldukları ve banka görevlisi sanıkların, … ve … ile iştirak halinde usulsüz kredi tahsis ettikleri gerekçesiyle tüm sanıklar hakkında Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verildiği olayda;
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 162/1. maddesi “Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Kurum veya Fon tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir.
Yine aynı maddenin 162/l. fıkrası “İtibarın zedelenmesi, sırların açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile 04.12.2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır”
163/2. maddesi ve fıkrası ise “Kamu davası açılması halinde, iddianamenin bir örneği ilgisine göre Kuruma veya Fona tebliğ edilir” hükümlerini içermektedir.
Dosyanın tetkikinde Akbank T.A.Ş. vekilinin 24.04.2007 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusu ile “Nitelikli Dolandırıcılık ve Sahtecilik” suçlarından sanıklar …, …, …, … ve … ‘dan şikayetçi olduğu, şikayet üzerine Kayseri Cumhuriyet Savcılığınca yapılan soruşturma neticesi anılan sanıkların yanı sıra banka müdürü sanık … hakkında 15.12.2010 tarihli iddianame ile “Bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak için nitelikli dolandırıcılık” suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı, yapılan kovuşturma neticesinde Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin incelemeye konu karar ile tüm sanıkların “nitelikli zimmet” suçundan cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Sanıkların mahkemece cezalandırılmasına karar verildiği, 5411 sayılı Yasanın 160. maddesi kapsamındaki “Zimmet” suçunun soruşturma ve kovuşturulması ancak ilgili banka veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na yazılı başvuruda bulunulması şartına bağlanmış olup, bu şart muhakeme şartı niteliğindedir.
Bu itibarla, sanıklar hakkındaki soruşturmanın katılan bankanın dolandırıcılık suçundan yaptığı şikayet üzerine, nitelikli dolandırıcılık suçundan yapılarak kamu davası açıldığı, zimmet suçundan gerek banka gerekse kurum tarafından yazılı başvuruda bulunulmadığı, bu suretle gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında muhakeme şartı niteliğindeki ” Yazılı Başvuru” şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla;
İlgili Banka ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun davadan haberdar edilmesi, başvurunun gerçekleşmesi halinde yargılamaya devam edilerek hüküm tesisi, aksi halde muhakeme şartının gerçekleşmemesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar …, …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 13.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.