Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9481 E. 2013/1317 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9481
KARAR NO : 2013/1317
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, davalıya ihbar yapıldığını ve ekspertiz raporu düzenlendiğini, aracın serviste tamir edildiğini, ancak davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek, 9.742,80 TL.’nın başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sürücünün alkollü olduğunu, belirtilen kaza ile hasarın uyumsuz olduğunu, doğru ihbar yapılmadığını, ayrıca, aracın hususi olarak sigorta ettirilmesine karşın kiralık olarak kullanıldığını, hasar teminat dışında kaldığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, hasarın gerçek olduğu ancak, araç kiralık olarak kullanıldığından prim oranlaması yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.671,90 TL.’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde ticari faiz talep edilmiş olup, bu taleple amaçlanan 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2 bendindeki faiz oranı olduğundan, mahkemece hükmedilen tazminat yönünden talep gibi “ticari faiz” uygulanmasına karar verilmesi gerekir. Öte yandan, işletilecek faizin başlangıç tarihi yönünden de Ekspertiz Raporunun düzenlendiği 11.8.2008 tarihinde davalının temerrüdü gerçekleştiğinden bu tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendi tümcesi içinde geçen “dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi” ibaresinin çıkartılarak yerine “11.8.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi” ibaresinin yazılmasına ve hükmün davacı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 23,77 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.