Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/12362 E. 2013/16852 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12362
KARAR NO : 2013/16852
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı firma ile karşılıklı edimleri içeren ticari bir ilişki kurulduğunu, devam eden karşılıklı çalışma süresi içerisinde davalının ödemesi gereken faturaları ödemediğini, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2007/21725 esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacıya borcu olmadığını, hatta alacaklı olduğunu, takip talebinde alacaklının … Demir H. San. Tic. A.Ş. olduğunu, ancak takibe konu alacağın dayanağı olan faturalarda … San. ve Tic.A.Ş. olduğunu, davacının müvekkilini temerrüde düşürmediğinden faiz talep edemeyeceğini belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, somut olayda davacı vekilinin taraflar arasında vade farkı ödeneceğine ilişkin yazılı bir sözleşme sunamadığı, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davalının davacının 13.01.2007 tarih 531031 nolu vade farkı faturasını kayıtlarına işlediği anlaşılmış ise de; davalı tarafça söz konusu faturanın sehven defterlere kaydedildiğinin savunulduğu gibi tek bir vade farkı faturasının ticari defterlere kaydedilmesinin taraflar arasında vade farkı yönünden teamül oluştuğunu göstermeyeceği, davalı şirket temsilcisinin diğer vade farkı faturalarının taraflarına tebliğ edilmediğine ilişkin yemin ettiği, davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinde bulunduğu, ancak davacı tarafın icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davacının davasının reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.