YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10683
KARAR NO : 2013/9157
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 tarih ve 2009/458-2012/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinde 28.7.2005 tarihinde hırsızlık yapıldığını, davalı kooperatifin site güvenliği için işyeri sahiplerinden aidat topladığını, diğer davalının ise güvenlik hizmeti verdiğini, bu nedenle davalıların meydana gelen hırsızlık nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 13.227 YTL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, site güvenliğinden davalı şirketin sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı ile davalı şirket arasındaki ilişki, davalı kooperatifin davacı adına vekaleten yapmış olduğu sözleşmeye göre güvenlik hizmeti sunulmasından ibaret olduğu, taraflar arasındaki ilişki sözleşmeye dayanıyor olması nedeniyle, meydana gelen hırsızlıktan dolayı davalı şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi için bu şirketin sözleşmede üstlendiği yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi ifa etmemesi, dolayısıyla kusurlu olması şartına bağlı olduğu, davalı şirketin sözleşmede kararlaştırılan görevlerini gereği gibi yerine getirdiği ve meydana gelen hırsızlık olayında davalı … şirketinin kusurunun bulunmadığı, yine davacı şirket ile davalı kooperatif arasındaki ilişkinin BK’nun 386 vd maddelerinde düzenlenen vekalet ilişkisi niteliğinde olduğu, davacı tarafından, davalı kooperatifin vekillik görevini hiç veya gereği gibi ifa etmediğini iddia ve ispat edilememesi ve davalı kooperatifin doğrudan davacının güvenliğini sağlamak gibi bir yükümlülüğünün de bulunmaması nedeniyle, davalı Kooperatife husumet yöneltilemeyeceği, gerekçesiyle davacı tarafından davalı Atisan S.S. Ankara İnşaat Malz.
Yapı Kooperatifi aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, davacı tarafından Davalı Delta 2 Güvenlik Hizmetleri A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, bozmadan önce alınan rapor ile Dairemiz’ in bozmasından sonra alınan iki raporda davalı …Ş’ nin kusurlu olduğuna işaret olunmasına karşılık son raporu düzenleyen bilirkişilerin hazırladığı ek raporda bu davalının kusurlu olmadığına işaret edilmek sureti ile bu son ek rapor ile diğer raporlar arasında özel bilgiyi gerektiren konuda mübayenet oluşmuştur. Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan ve yaptığı iş karşılığı ücret alan davalı şirketin durumunun 6762 sayılı Yasa’ nın 20. maddesi uyarınca hareket etmesi icap ettiği gözönünde bulundurularak değerlendirilmesi yukarıda belirtilen çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.