YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2660
KARAR NO : 2019/7305
KARAR TARİHİ : 18.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı mirasçıları tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dava, erkek tarafından Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına dair verilen hüküm davacı erkek tarafından 07.04.2015 tarihinde kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi ve kadın lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik olarak temyiz edilmiş, karar Dairemizin 03.05.2016 tarihli kararıyla onanmıştır. Bu karara yönelik davalı kadın karar düzeltme yoluna başvurmuş, Dairemizce davacı erkeğin 16.04.2015 tarihinde ölmüş olması sebebiyle mirasçılara ilgili tebligatlar gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine iadesine karar verilmiş, iade üzerine mahkemece davacının mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Dairemizin 24.10.2017 tarihli kararı ile davacı erkek boşanma kesinleşmeden ve davalı kadının temyiz süresi içinde vefat ettiğinden, boşanma davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 03.05.2016 gün ve 2015/17290 esas ve 2016/8985 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, açıklanan yönler gözetilerek konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, davacının ölümü ile evlilik birliği sona erdiğinden konusuz kalan “Boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların murisinin, davalıdan daha fazla kusurlu olduğunun tespitine” şeklinde karar verilmiştir. Evlilik birliği ölümle sona erdiğine ve davacı mirasçıları tarafından Türk Medeni Kanunu’nun 181/2. maddesi uyarınca kusur belirlemesine yönelik olarak davaya devam edildiğine göre mahkemece davalı kadının boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olup olmadığı yönünden bir tespit yapılmakla yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Karar gerekçesinde, “Mahkememizce 2012/336 esas, 2015/82 karar sayılı dosyanın kararında “Her iki tarafında maddi konulardaki tutumunun evlilik birliğinin bozulmasında asıl sebep olduğu ve her iki tarafın da kusurlu olduğu ancak tanık beyanları ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgelerden, davacı tarafın daha kusurlu olduğu kanaatine varılmış, ” olduğu belirtilmiş ve Yargıtayca bu hususu içeren mahkememiz kararı onanmıştır. Bu husus dikkate alındığında, somut dava açısından müteveffa davacılar murisinin daha fazla kusurlu olduğunun tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” denilmişse de, bahsi geçen onama kararı, Dairemizin 24.10.2017 tarihli kararıyla kaldırılmıştır. Bu nedenle kusur yönünden kararın kesinleştiğinden söz edilemeyip, hatalı kurulan gerekçe yönünden de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda l. ve 2. bentlerde göserilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.06.2019 (Salı)