YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2545
KARAR NO : 2019/12568
KARAR TARİHİ : 29.05.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 11/06/2009 tarihinde şoför olarak işe başladığını ve 08/07/2014 tarihine kadar kesintisiz ve süresiz olarak çalıştığını, 1475 sayılı iş kanunun 14. maddesi gereğince 15 yıllık hizmet süresi ve 3600 gün prim ödemesinin tamamlamış olduğundan iş akdini 08/07/2014 tarihinde dilekçeyle sona erdirdiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 11/06/2009-08/07/2014 tarihleri arasında davalı şirkette şoför olarak çalıştığını, hiçbir gerekçe belirtmeksizin istifa ettiğini beyan ederek dilekçe sunduğunu ve işi bıraktığını, daha sonra 15 yıl prim ödeme gün sayısını ve 3600 günü doldurduğunu belirterek kıdem tazminatı talep ettiğini, davacının tamamen yasal hakkını kötüye kullandığını, işten ayrıldıktan sonra sigorta kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere yeniden işe girdiğini, davacının asıl amacını iş değiştirmek olduğunu, yasal hakkını bahane ettiğini, iş yerinde fazla çalışma yapılmışsa ücretlerinin ödendiğini banka kayıtlarından belli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının noter ihtarnamesinde de belirttiği şekilde emekliliğe hak kazanması nedeni ile iş akdini feshettiği, 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından dosyaya liste halinde imzasız ücret bordroları sunulmuş olup bazı aylarda fazla mesai ücreti tahakkuku bulunduğu görülmüştür. Mahkemece, dosyada mevcut banka kayıtları incelenerek tahakkukta yer alan miktarların karşılıklarının ödendiğinin anlaşılması halinde, bordrolarda yer alan fazla mesai ödeme tutarlarının hesaplama sırasında mahsup edilmesi gerekirken Mahkemece, ücret bordrolarının tamamı değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.