YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6426
KARAR NO : 2019/4799
KARAR TARİHİ : 27.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.08.2015 gününde verilen dilekçe ile yasal önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin 1148 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, davalının taşınmazın 25/2560 hissesini 05.03.2015 tarihinde 3.600,00TL bedel ile satın aldığını, müvekkiline resmi bildirimin yapılmadığını belirterek davalı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, davacının iddia ettiği gibi taşınmazın hissesini 3.600,00TL bedelle değil, 25.000,00TL bedel karşılığında aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile “… Mahallesi 1148 parselde kayıtlı taşınmazın 21/2560 pay sahibi olan davalı …’nın payının iptali ile kanuni şufa hakkı nedeniyle davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline; …. Mahkemeler Veznesine yatırılan 4.806,25 TL şufa bedelinin kararın kesinleşmesinden sonra davalı …’ya ödenmesine” karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taşınmaz mülkiyetinin kanundan doğan kısıtlamalarından olan önalım hakkı paydaşlardan birinin payını tamamen veya kısmen üçüncü şahsa satması halinde diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Önalım hakkının açıklanan bu tarifinden anlaşılacağı üzere dava hakkı paydaşa aittir. Paylı mülkiyet nedeniyle doğan önalım hakkı ancak paylı mülkiyet devam ettiği sürece mevcuttur. Önalım hakkı paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda kullanılabilir. Taşınmazın paylılık durumunun herhangi bir nedenle sona ermesi halinde önalım hakkı düşer.
Somut olaya gelince, dosyadaki taşınmazın 25/2560 hisseninin satışına ilişkin 05.03.2015 tarihli ve 2390 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki resmi senette davalının, ….’ten 84/17920 hisseyi 14.200,00TL ile; …’ten 21/17920 hisseyi 3.600,00TL ile; …’ndan 21/17920 hisseyi 3.600,00TL ile; …’ten 21/17920 hisseyi 3.600,00TL ile toplamda 25.000,00TL bedel karşılığında satın aldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, ilk celsede 3.600,00TL satış bedeli ve 1.206,25TL tapu harç ile diğer masrafların toplamı olan 4.806,25TL davacıya depo ettirilerek dava, bu bedel üzerinden kabul edilmişse de 6100 Sayılı HMK’nin 204/2. maddesine göre “…düzenleme şeklindeki noter senetlerinin aksi ispat olunmadıkça kesin delil sayılacağına…” dair hükmü karşısında yukarıda tarihi ve yevmiye numarası yazılı senedin aksi aynı kanunun 187. ve 189/3. maddeleri uyarınca davacı tarafından ispatlanamamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, resmi senetteki 25.000,00TL satış bedeli ve tapu harç ile diğer masraflarını davacıya depo ettirmek ve davayı bu bedel üzerinden davayı kabul etmek olmalıdır.
Mahkemece bu hususun gözardı edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.