YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1003
KARAR NO : 2019/3184
KARAR TARİHİ : 29.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Ziraat Bankası AŞ vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 16/07/2003 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 19/03/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kurum zararından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka, …. Özel İşlem Merkezinden emekli maaşı alan ….,….,…., ….ve ….. isimli emeklilere bankanın genel merkezi tarafından gönderilen banka kartı ve şifrelerin süresinde hesap sahipleri tarafından alınmaması üzerine, beş emekliye ait banka kartlarının davalıların şifreleri kullanılmak suretiyle aktif (kullanılabilir) hale getirildikten sonra banka kartı ve şifrelerinin hesap sahiplerine teslim edilmiş gibi gösterilerek, hesap sahipleri dışındaki kişi tarafından ATM makinelerinden para çekildiğinin tespit edildiğini, davalıların şifrelerini muhafaza etmedeki kusurları nedeniyle banka kartlarının geçerli hale getirilmiş olması ile kurumun zarara uğratılmasına sebep olduklarını belirterek oluşan zararın ve faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Dosya kapsamından; Mahkemenin 20/11/2014 günlü 2003/350 esas ve 2014/376 karar sayılı ilk kararıyla davanın reddedildiği, Dairemizin 27/01/2016 günlü 2015/14897 esas ve 2016/987 karar sayılı ilamı ile adı geçen davalıların bilgisayar şifrelerini muhafaza etmekte kusurlu davranmaları nedeniyle oluşan banka zararından sorumlu olduklarının kabulünün gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu, bozma sonrasında davacı vekili Avukat … … tarafından 22/06/2017 tarihinde vekillikten çekilme dilekçesiyle “müvekkilin vekaletnamesinde bildirdiği adresine istifa dilekçesi ve yeni dosya numarası ile duruşma tarihinin tebliğ edilmesi” talebinin sunulduğu, bunun üzerine davacının vekilinin vekillikten çekilme dilekçesi ile Yargıtay bozma kararı sonrası mahkemenin hazırladığı tensip zaptının, T.C. Ziraat Bankası … Özel İşlem Merkezi (../…) adresine tebliğe çıktığı, ancak 08/07/2017 tarihli tebliğ mazbatasında yer alan “muhatabın belirtilen adresten taşındığı anlaşıldığından tebliğ imkansızlığından mercie iade” açıklaması ile tebligatın iade edildiği anlaşılmıştır.
28/11/2017 tarihli duruşmada ise davacı vekilinin sunmuş olduğu istifa dilekçesinin davacıya tebliği için gider avansı bulunmadığından tekrar tebligat yapılamadığı, bu nedenle duruşmada hazır bulunan davalı vekillerinin talebi üzerine takip edilmeyen dava dosyasının,
HMK 150/1 maddesine göre yenileninceye kadar 2. kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, daha sonra 19/03/2018 tarihli karar ile de dava dosyasının 28/11/2017 tarihinde müracaata bırakıldığı, aradan üç aydan fazla zaman geçmesine rağmen taraflarca takip edilmediğinden, HMK’nun 150/5. ve müteakip maddeleri gereğince 28/02/2018 tarihi itibarıyla açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin söz konusu gerekçeli kararı davacının UYAP’ta da görülen “… Mahallesi …. Bulvarı No:8 06120 …./…” adresine usulüne uygun olarak 28/12/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. “
6100 sayılı HMK’nın 150. maddesinde “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Dosya içeriğinden davacı vekilinin istifa dilekçesi, Dairemiz bozma ilamından sonra mahkemece hazırlanan tensip zaptı ile bozma sonrasında yapılacak ilk duruşma tarihinin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Dosyada gider avansının olmaması tek başına tebligat yapmama gerekçesi olamaz. Kaldı ki, gider avansını tamamlatmak üzere de usulüne uygun bir tebligat yapılmamıştır. O halde, mahkemece gerekirse suç üstü ödeneğinden ileride haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek kaydıyla, davacıya usulüne uygun yeni duruşma günü tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının savunma hakları kısıtlanacak biçimde, usulüne uygun tebligat yapılmadan dosya işlemden kaldırılıp, üç ay sonrasında da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.