YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/12656
KARAR NO : 2019/14861
KARAR TARİHİ : 03.07.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin davalı işyerinde 05/04/2005-04/06/2014 tarihleri arasında insan kaynakları yöneticisi olarak çalıştığını, en son aldığı brüt ücretin 4.796,43 TL olduğunu, Bursa 10 Noterliğinin 30.05.2014 tarih ve 020059 yevmiye nolu ihtarname ile 23 yıllık kesintisiz primi olduğunu, SGK’dan aldığı belge ile tazminatlı olarak işten ayrılmaya hak kazandığı, bu nedenle işçilikten doğan alacakları ve kıdem tazminatı, ulusal bayram genel tatil ücretleri ve 20 günlük izin alacağının ve fazla mesai ücretlenin ödenmesini talep ettiğini, davalı işyerinin 05/06/2014 tarihli cevabi ihtarnamesinde fazla mesai dışında hak kazanilan diğer alacaklarının ödeneceğini, fazla mesai yapılmadığının belirtildiğini, kıdem tazminatı, izin ücreti, ücret alacağı ile ulusal bayram genel tatil ücretlerin davalı taraçfa ödendiğini, müvekkilinin davalı işyerinde haftanın beş günü 08.30-18,00 saatleri arasında çalıştığını, hatfa içi çalışmalarının yılda en az beş kez 21,00’e kadar sürdüğünü, Cumartesi günü çalışmalarının da yazlık ve kışlık olarak ikiye ayrıldığını, kış döneminde Cumartesi günleri en az 08,30-15,00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenme süresi ile, yaz döneminde ise 08,30-14,00 saatleri arasında olduğunu, çalışanların giriş ve çıkışlarının e mobil ve … Güvenlik Şirketleri tarafından tutulduğunu davalı işyerinde en az 7 saat fazla mesai yapılmasına rağmen davalı işveren tarafından fazla mesai ücretlerinin hiç ödenmediğini iddia ederek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05/10/2015 tarihli dilekçesi ile talebini 15.823,69 TL ıslah etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili savunmasında (2 hafta … süre verildi); fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak kısmi dava açılamayacağını, davacının davalı işyerinde insan kaypnakları sorumlusu olarak 05/04/2005 – 04/06/2014 tarihleri arasında çalıştığını, davacının ihtarnamesinin işleme alınarak tüm haklarını nödendiğini, hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, davacıya yapmış olduğu fazla mesai ücretlerinin ödendiğini, zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu, davalı işyerinde çalışma saatlerinin ve ara dinlenmelir yasal mevzuata uyugun olarak belirlendiğini, davacınn işten ayrılması sırasında tüm kayıt ve belgeleri birilkte götürdüğünü, ücret bordalarında da davacının yaptığı fazla measileirn karşılığının ödendiğini, davacının çaışma saatlerini belirleyebilecek vee fazla mesai ücreti ödenmesini sağlayabilecek pozisyonda çalıştığını, … Güovenlik şirketi ve … Mobil Özel Güvenlik şirketi tarafından tutulan vardiya defterini kabul etmediklerini, bu kayıtları davacının işinin niteliği gereği her zaman düzenleyebilme durumunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bilirkişi raporunda davacının fazla mesai alacağı 12.094,28 TL hesaplanmış, mahkemece karar gerekçesinde detayı ve hesap tarzı gösterilmeden bir örnekleme verilip hesaplama yapıldığı belirtilerek 17.823,69 TL fazla mesai hesaplanmış ve takdiri indirim yapılarak hüküm kurulmuş ise de döküm yapılmadığından hesaplamanın nasıl yapıldığı denetlenememiştir.
Mahkemece denetime elverişli olmayan şekilde davacı vekili tarafından belirlenen miktar üzerinden hüküm kurulması hatalıdır.
3-Dava kısmi dava olarak açılmış ve ıslah edilmiş, davalı vekili tarafından ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulmuş olup, zamanaşımı defi değerlendirilmeden karar verilmiştir. Islaha karşı yapılan zamanaşımı definin değerlendirilmemesi hatalıdır.
4-Hüküm altına alınan miktarın net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olup infazda tereddüte yol açacağı düşünülmemesi de isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.07.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.