Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/8780 E. 2013/10130 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8780
KARAR NO : 2013/10130
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.07.2011 tarih ve 2009/667-2011/361 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin hissedar oldukları şirketin 23.07.2009 tarihinde olağan genel kurul toplantısı yaptığını, bu toplantıda alınan kararlardan 5 ve 6 nolu kararların iptal edilmesi gerektiğini, Yönetim Kurulu faaliyet raporu ile bilanço ve kâr zarar hesaplarının 21.04.2008 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısında hukuka aykırı olarak yapılan ana sözleşme değişikliği sayesinde davalı şirket yönetim kurulu başkanı Yılmaz Korkmaz’ın, kendi isteği doğrultusunda oluşturduğu yönetim kurulu tarafından hazırlandığını ve yönetim kurulu tarafından usule aykırı bir şekilde şirket aleyhine zararlandırıcı işlemler yapılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını, aynı şekilde genel kurulda okunan denetçi raporunun da gerçekleri yansıtmadığını, denetçinin görevini usulüne uygun olarak yerine getirmediğini, eksik, yanlış, yanıltıcı ve gerçeğe aykırı hesaplarla rapor hazırlandığını, bu raporlarla denetçinin ibra edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle yönetim kurulu üyeleri ve denetçinin ibrasına ilişkin 5 nolu kararın iptali gerektiğini, şirketin 23.07.2009 tarihli olağan genel kurulunda gündemin 6. maddesi ile şirket sermayesinin arttırılması yönünde oy çokluğuyla karar aldığını, aslında şirketin sermayesinin arttırılmasını gerektirecek bir durum bulunmadığını, kararın TTK’nın 391 ve devamı maddeleri uyarınca gereken nisaba uyulmadan alındığını belirterek, 5 ve 6 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ilgili genel kurul kararlarının, davacılar aleyhine zarara yol açacağı iddiasının gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, alınan kararların davacıların herhangi bir sözleşmesel veya yasal hakkını ihlâl eden durum yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.ahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilanço ve gelir tablosunun gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddiaları ispat edici belge bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin 5. maddenin iptaline ilişkin talebinin reddine, 6. madde yönünden ise şirket sermayesinin 1.757.000 TL tutarında arttırılmasına karar verildiği, oysaki şirketin sadece ortaklarından olan alacak tutarlarının dahi nakden arttırılmasına karar verilen sermaye tutarından çok daha fazla tutarda bulunduğu ve şirketin ağırlıklı olarak da en yüksek hisseye sahip ortağından alacaklı durumda bulunduğu ve şirketin bu alacağının 3 yıldır sabit düzeyde seyrettiği, net işletme sermayesi açığının bulunmadığı, planlanan bir yatırım olsa dahi öncelikle şirkete borçlu durumda bulunan ortakların bu borçlarını ödemeleri gerektiği, zira arttırılan sermaye miktarının şirket ortaklarına üç yıldan beri kullandırılan öz kaynaklardan daha düşük olduğu, şirket öz kaynaklarının yaklaşık % 70 oranındaki bölümüne tekabül eden 2.596.947,31 TL’lik bölümü ortaklardan alacaklar hesabında bağlı bulunurken ve bu alacak bakiyeleri 2007 yılı sonundan 2009 yılı sonuna kadar geçen süreçte aynı düzeyde seyrederken, davalı şirketin 23.07.2009 tarihli genel kurul toplantısında 6. madde ile nakdi sermaye arttırımına gidilmesine dair aldığı kararın afaki ve objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı ve iptali gerektiği gerekçesiyle, davacı … yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davacı … yönünden talebin kısmen kabulü ile 23.07.2009 tarihli olağan genel kurulda alınan 6 nolu kararın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.