YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16731
KARAR NO : 2012/20953
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.996,57 TL alacağın ödeme tarihi itibariyle yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde davalının 2022 sayılı Yasaya göre 01/01/2007’den beri maaş aldığını, davalının SSK kaydı olduğu anlaşılınca maaşın kesildiğini belirterek yersiz ödenen 4.996,57 TL ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davayı kabul etmediğini belirtmiştir.Mahkemece; 4,662,33 TL dava tarihinden itibaren işleyecek TÜFE değişim oranlarında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, mahkeme kararı davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.Mahkemece hükme dayanak alınan 20/12/2011 havale tarihli bilirkişi raporunun ve 09/04/2012 tarihli ek bilirkişi raporunun incelenmesinde; davalının 17/09/2007’den beri sigorta sicil kaydının bulunduğunun, davalının 2008 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında kazanç elde etmediğinin, 6111 sayılı Yasaya göre de ödenen aylıkların ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumunca her ay için belirlenen TÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarları ile geri alınacağının belirtildiği anlaşılmaktadır. Dava dosyasında yeralan 05/03/2012 tarihli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü yazısından; davalıya 01/02/2010’dan itibaren yaşlılık aylığı bağlandığının bildirildiği, bilirkişi tarafından bu belgenin değerlendirilmediği görülmüştür.HMK’nun 26.maddesinde; “Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir” düzenlemesi yeralmaktadır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunmuştur. Daha sonra faiz talebini değiştirerek, bilirkişi raporuna itirazlarını sunduğu 31/05/2012 tarihli dilekçesinde bu kez 6111 sayılı yasaya göre tüfe değişim oranında faiz uygulanmasını talep etmiştir. Faiz talebini değiştiren 31/05/2012 tarihli bu dilekçenin davalıya tebliğ edilmesi gerektiği halde tebliğ edilmeden yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece davacının yukarıda anılan dilekçede sunduğu yeni talebinin davalıya ulaştırılmadığı, bunun HMK’nun 27.maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına uygun olmadığı, davaya konu alacağa TÜFE değişim oranında faiz uygulanmasının HMK’nun 26.maddesine aykırı olduğu konuları değerlendirilmeden talebi aşar şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.