YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15330
KARAR NO : 2013/16257
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kiralananın yeniden inşaası nedeniyle tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Davacı vekil dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin murisi ile davalı şirket arasındaki sözlü anlaşmaya göre arsa niteliğindeki taşınmazın üzerine yapılacak işyeri bedeli karşılığında 01.01.2004 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile taşınmazın kullanılmasına izin verildiğini, müvekkillerinin, davalı firma yetkilisine bir yıl önce bu arsa üzerine kat karşılığı inşaat yapılacağını, üç yıllık kullanım süresinin son bulduğunu, bu nedenle taşınmazın taraflarına teslimini talep etmelerine rağmen, taşınmazın 20 yıl süre ile kiralandığından bahisle tahliye edilmediğini, müvekkillerinin murisi ile davalılar arasında 20 yıllık bir kira sözleşmesinin bulunmadığını belirterek yeni inşaat yapılacak olması nedeniyle davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacıların miras bırakanı … ile imzalanan kira sözleşmesine göre arsa nitelikli taşınmaz üzerine müvekkili şirket tarafından lokanta yapıldığını, sözleşmeye göre 20 yıl süre ile taşınmazın davalı şirket tarafından işletilmesinin kararlaştırıldığını, 01.01.2004 başlangıç tarihli sözleşmeye göre müvekkilinin 2024 yılına kadar kullanım hakkının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava konusu yerin niteliği itibari ile klasik anlamda kira sözleşmesine dayalı kullanılan yer olmadığı, belirli bir miktar kira bedelinin belirlenmediği, “yap-işlet-devret” modeline uygun yapıda sözleşme türü olduğu ve mahkemenin görev sınırlarında olmadığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Davacılar, 01.01.2004 başlangıç tarihi üç yıl süreli sözlü sözleşmeye dayanarak dava açmış iseler de, davalı tarafından ibraz edilen 01.01.2004 başlangıç tarihli 20 yıl süreli sözleşmedeki imzanın davacıların miras bırakanına ait olduğu Adli Tıp Kurumu’nun raporuna göre sabit olduğundan taraflar arasındaki hukuki ilişki davalı tarafın dayandığı 01.01.2004 başlangıç tarihli 20 yıl süreli sözleşme çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu sözleşmeye göre belirtilen arsa üzerine lokanta olarak kullanılmak üzere davalı tarafından bina yapılacağı, binanın bedelsiz olarak devredileceği kararlaştırılmıştır. Kira karşılığının ne şekilde ödeneceği kısmında ise ”bina karşılığı” ifadesi
yazılıdır. Taraflar arasındaki sözleşme 20 yıllık kullanım karşılığında binanın mülkiyetinin devrinin kararlaştırıldığı yap-işlet-devret modeli sözleşmeyi de içeren karma nitelikli bir sözleşmedir. Uyuşmazlık kira ilişkisine ilişkin kısımdan kaynaklanmakta olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK.’nun 8. maddesi hükmü gereğince davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesine ait bulunduğundan mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine,04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.