YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14381
KARAR NO : 2019/12883
KARAR TARİHİ : 13.06.2019
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ait işyerinde çalışmaya başladığını, 2005 yılında Köy Hizmetlerinin … İl Özel İdaresine devrolduğunu müvekkilinin çalışmalarına … İl Özel İdaresi Bünyesinde devam ettiğini ve 2013 yılında emekli olduğunu, 2001 yılına kadar her yıl mevsimlik iş sözleşmesi ile işe başladığını, 2001 yılında ise daimi kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, Köy Hizmetlerinin tüm hak ve alacaklarıyla birlikte … İl Özel İdaresine devrolduğunu, bu tarihler arasında yıllık izinlerini kullanmadığı gibi, kendisine yıllık izin ücretlerinin de verilmediğini ileri sürerek 11 ayın üzerinde çıktığı yıl ve sonrası için işyerinde fiilen çalışılan sürelere göre yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı kuruma verdiği dilekçe içeriğinde 104 günlük kullanmadığı yıllık izin hakkı olduğunu beyan ederek izin ücretinin ödenmesini talep etmiştir. Bu talebi doğrultusunda davacıya brüt 8.984,56 TL ödeme yapıldığı tarafların kabulündedir. Davacının bu beyanı kendisini bağlar. Bu nedenle yıllık izin ücreti alacağına ilişkin talebin reddi gerekir iken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 13/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.