Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/10146 E. 2012/21004 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10146
KARAR NO : 2012/21004
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vek.Av…. geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı ve vekili gelmedi. Gelen davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 09.10.2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesinde; muris … tarafından … 18.Noterliğinde düzenlenen 07.07.2004 tarih ve 27316 yevmiye nolu vasiyetname ile diğer mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik hareket edildiğini bildirerek, hile nedeniyle vasiyetnamenin iptali talep ve dava edilmiştir.
Davalılar; vasiyetnamenin düzenlenmesinde muvazaa olmadığı gibi hile de bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; TMK.nun 557.maddesindeki vasiyetnamenin iptaline ilişkin şartlar oluşmadığı ve ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.Davacılar dava dilekçesinin açıklamalar bölümünün 5.fıkrasında “vasiyetname içeriğinden de açıkça anlaşılan ölüme bağlı tasarruflar ile davacıların kanuni ve saklı paylarından dahi mahrum kalmış bulunmaktadır” denilmiştir.HUMK’nun 76.maddesi uyarınca, dayanılan olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hakime aittir.
Davada, mahfuz hisseye müdahale edildiği belirtilerek işlemin iptali talep edildiğine göre, tenkise ilişkin talep de bulunduğu gözönünde bulundurulmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece; TMK’nun tenkise ilişkin hükümleri doğrultusunda ayrıca inceleme ve araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.