YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6411
KARAR NO : 2012/16642
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali, bunun mümkün olmaması halinde ise tenkisi istenilmiştir. Mahkemece; vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, tenkis isteminin ise davacılardan … yönünden kabulüne, diğer davacılar yönünden ise reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından vasiyetnamenin iptali istemine, davalı vekili tarafından ise tenkis istemine hasren temyiz edilmiştir. Hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde davacılar vekili Av. … ile davalı vekili Av. … geldi. Gelen taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin karara bağlanması için belirlenen güne dosyanın bırakılması uygun görüldü.Belirli gün ve saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın tüm, davalı tarafın ise sair temyiz itirazları yerinde değildir.Tenkis davalarının niteliğine göre, davalının TMK. nun 564. maddesi uyarınca tercihini tenkisi gereken kısmın değerini ödeme yönünde kullanması halinde, diğer para borçlarında olduğu gibi temerrüde düşen davalının faiz ödemesi gerekir (BK. md. 103).11.11.1994 gün ve 4 E – 4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere tenkis alacağı, tercih hakkının kullanıldığı tarihte muaccel hale geleceğinden faize tercih hakkının kullanıldığı günden geçerli olmak üzere hükmedilmesi gerekir(HGK. nun 23.10.2002 gün ve 2002/2–854 E, 2002/852 K. sayılı ilamı).Bu durumda mahkemece, hüküm altına alınan tenkis alacağına davalı tarafın tercih hakkını kullandığı tarihten geçerli olmak üzere faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya uygun değildir.Ne var ki bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı tarafın bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “…dava tarihleri itibari ile değişen oranlarda faizi ile…” ifadesi çıkartılarak yerine “tercih hakkının kullanıldığı 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınıp davalı tarafa verilmesine, 6.796,85 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 1.683,85 TL fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.