YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3727
KARAR NO : 2011/338
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kartal 3.Aile Mahkemesinden verilen 30.04.2010 gün ve 52/559 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların 18.03.2008 tarihinde boşandıklarını açıklayarak evlilik birliği içinde 16.01.2003 tarihinde edinilen 1186 ada 18 parselin tapu kaydının iptali ile ½ oranında davacı adına tesciline, 28.03.2010 tarihli dilekçesinde ise tapu iptal ve tescil talebinin yanı sıra ½ hisseye isabet eden bedelin parasal olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ve yargılama oturumlarında evlilikleri boyunca çalıştığını, 1998 yılında çocuklarının küçük olması nedeniyle evinde tekstil firması için parça başı iş yaparak kazandığı para ve kardeşinin yardımı ile ev aldığını, 2002 yılında eşinin borçları nedeniyle bu evin satıldığını, 2002 yılında da annesinin vefatı ile miras kalan evin satılması sonrasında kendisine düşen miras hissesi ile kardeşlerinin de hisselerini kendisine vermeleri ile dava konusu evi aldığını, davacının bu evin alımına hiçbir katkısı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptal tescil talebinin kabul edilmesi üzerine; verilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 05.06.1986 tarihinde evlenmişler, 27.11.2007 tarihinde açılan boşanma davasının 18.03.2008 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte son bulmuştur (TMK.nun 225/2.md). Taraflar arasında, 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, başka mal rejimi seçmediklerinden bu tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202.md). Dava konusu taşınmaz, evlilik birliği içinde edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 17.01.2003 tarihinde üçüncü kişiden “alım” suretiyle edinilerek davalı adına tescil edilmiştir. Akdi ilişkide davacı taraf değildir. Eşler arasında Türk Medeni Kanununun 706. (743 s. TKM.’sinin 634.) maddesi gereğince düzenlenmiş mülkiyet aktarımı ile ilgili resmi bir sözleşme de bulunmamaktadır. Bu durumda, 07.10.1953 tarihli 8/7 sayılı İçtihadı
Birleştirme Kararı uyarınca; taşınmazların alımına katkıda bulunduğunu iddia eden davacının, bu katkısına dayanarak ayın (mülkiyet) talep edemeyeceği gözetilmeden, taşınmazla ilgili iptal ve tescil hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ancak davacı vekili talebinin terditli olduğunu 28.03.2008 tarihli dilekçesinde açıkladığına göre, mahkemece alacak talebinin değerlendirilmesi gerekir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, dava konusu taşınmaz evlilik birliği içinde yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmiştir. Olayları anlatmak taraflara hukuki niteleme hakime aittir. Davacı vekilinin talebi davalının edinilmiş malları üzerinden katılma alacağının (TMK.nun 231.md) hüküm altına alınmasıdır.
Mahkemece, eklenecek değerlerden (TMK.nun 229. md) ve denkleştirmeden (TMK.nun 230.md) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere davalının edinilmiş malların (TMK.nun 219.md) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.nun 231.md) yarısı üzerinden (TMK.nun 236/1. md) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır.
Bunu göre mahkemece yapılacak iş; mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş malın tasfiye anındaki başka bir anlatımla karar tarihine yakın bir tarihte belirlenecek değeriyle hesaplama yapılarak açıklanan esaslar çerçevesinde özellikle davalı kadının kişisel malı olduğu savunması üzerinde durularak iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanlış niteleme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.