YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21522
KARAR NO : 2013/13789
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
… adına Av. … ile…….. adlarına ortak Av. … 6)… aralarındaki dava hakkında …… tarafından verilen 24/05/2012 günlü ve 1040/492 sayılı hükmün, … dışındaki davalılar Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-Davalılar …. ile …’in ortak avukatı tarafından kime ait olduğu belirtilmeksizin 1632 TL nispi temyiz harcı yatırıldığı aynı şekilde 1632,45 TL harcın daha yatırılması gerektiği, yine …..ortak avukatları tarafından her biri yönünden 124,65’er TL harç yatırıldığı anılan her bir davalı yönünden 1632,45 TL nispi harcın ikbali gerektiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı “Temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmiş veya hiç ödenmemiş olduğunun sonradan anlaşılmış bulunması halinde, karar veren Hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde tamamlanması veya ödenmesi, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.” hükümlerini içermektedir.
Dava ise, yukarıda sözü edilen yasa ve İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak hükmü temyiz eden davalılar avukatları tarafından, temyiz dilekçesinin verildiği sırada ve yasal temyiz süresi içerisinde gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenmemiş bulunmaktadır. Böyle olunca da, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, şayet temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse davalı avukatlarına tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten, temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde ise doğrudan iade edilmek üzere,
2- Davalı …’e, tebligat memuru tarafından belirlenip sevk suretiyle “…..” adresinde dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmesine rağmen, gıyabi kararın, sevk öncesi adrese çıkarılıp iadesi üzerine de anılan adreste Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre karar tebliğ edilmesi isabetsiz bulunmuştur.
./..
-2-
Gıyabi hükmün, aleyhine hüküm kurulan davalı …’e yöntemince tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi uyarınca 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, davalı avukatlarının temyiz itirazlarının bu noksanlık giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
……