YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18433
KARAR NO : 2013/17630
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin işleteni olduğu aracın davalının işleteni ve sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazasında hasarlandığını belirterek davalının trafik sigortacısı tarafından ödenen miktar dışında bakiye 2.403,00.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … mirasçılarına usulüne uygun davetiye tebliğine karşın duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücünün % 100 kusurlu olduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1.987,00.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava trafik kazası sonucu oluşan hasar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
1086 sayılı HUMK’nın 200. maddesinde cevap dilekçesinin neleri ihtiva etmesi gerektiği düzenlenmiş ve 200. maddenin yollaması ile 180. maddenin uygulanacağı da belirtilmiştir. Yargılamada layihalar safhasından sonra tahkikat aşamasında taraflar arasındaki çekişmeli hususların ispatı için delil gösterilmesine ihtiyaç duyulması halinde HUMK’nın 217/II. maddesi gereğince taraflara delillerini göstermeleri ve bunları birbirlerine tebliğ etmeleri için uygun bir süre verilir.
HUMK’nın 73. maddesi gereğince ve ayrıca aynı Kanunun 200. maddesi yollamasıyla 180, 217 ve 220. maddeleri gereği taraflara delilleri sorulmadan ve bu konuda imkan sağlanmadan hüküm kurulamaz. Delil bildirmek üzere imkan verilmemesi savunmayı kısıtlayan ve hükmün sonucunu etkileyen önemli bir usul hatasıdır.
Somut olayda taraflar arasında meydana gelen trafik kazasına ve davalının trafik sigortası tarafından yapılan 1.813,00.-TL ödemeye ilişkin ihtilaf bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Trafik kazası sonucu meydana gelen zararın ispatı davacı yana düşmekte olup yargılama aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının gerçek zararı 3.800,00.-TL olarak belirlenmiştir. Davalı ise davacının zararının ödendiği iddiasında bulunarak ispatı için yemin teklifinde bulunduklarını beyan etmiştir. Bu duruma göre davalının ödeme iddiası yönünden ispat yükü kendisine düşmekte olduğu dikkate alınarak yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalıya ödeme iddiasının ispatı yönünden delil sunma imkanı tanınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 12.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.