Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/324 E. 2013/13367 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/324
KARAR NO : 2013/13367
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

……

Dava, maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti, aksine Kurum işleminin iptali ve aylıkların yasal faizi ile tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davacının 27.09.2004 tarihi itibariyle maluliyetinin oluştuğunun tespitine karar verilmiştir.

Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

05.01.2009 tarihli maluliyet aylığı isteminin, davalı Kurum tarafından 5510 sayılı Kanunun 25’inci maddesi gereği meslekte kazanma gücünün %60’ının kaybetmediğinden bahisle reddi üzerine açılan işbu dava ile davacı; anılan Kurum işleminin iptali ve maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti ile aylıkların yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

5510 sayılı Kanun’un 25’inci maddesi ile tüm sigortalılar dolayısıyla aynı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında sigortalıları açısından da “malul sayılma” şartları yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda; 4/1-a’lı sigortalılar için “…çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiği…” Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu Kurumun Sağlık Kurlunca tespit edilenlerin malul sayılacağı belirtilmiştir.

Anılan Kanun’un 26’ncı maddesinde ise; “Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;

./..
-2-

a) 25 inci maddeye göre malûl sayılması,

b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,

c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malûllük aylığı bağlanır. hükmü getirilerek, “malullük aylığı” bağlanma şartları düzenlenmiştir.

Öte yandan; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74 ve 76’ncı (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ve 33) maddeleri uyarınca, hâkim bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve netice-i taleple bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleriyle bağlı olmadığından yürürlükteki Kanunları re’sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki netice-i talepleri karara bağlamakla mükelleftir.

Somut olayda; davacının %66 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği anlaşılmış ise de; davacının maluliyet aylığı koşullarını taşıyıp taşımadığı değerlendirilerek maluliyet aylığı bağlanması ve aylıkların tahsiline ilişkin olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

………