YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/493
KARAR NO : 2019/5433
KARAR TARİHİ : 06.05.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen ilk hükümde davacı-karşı davalı kadın tarafından açılan davanın kabulü ile tarafların boşanmaların, davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan davanın reddine, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk yararına dava tarihinden karar kesinleşinceye kadar 250,00 TL tebdir nafakası, kararın kesinleşmesinden itibaren 250,00 iştirak nafakasına ve davacı-karşı davalı kadın yararına 15.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu hüküm davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmiştir. Bozma sonrası verilen ikinci kararda ise ortak çocuk yararına dava tarihinden karar tarihine kadar 250,00 TL, karar tarihinden, kesinleşmesine kadar 350,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir. İlk hükümde ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakası davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmemiş, ilk hükümdeki miktarlar yönünden davalı-karşı davacı erkek yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bu sebeple bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde davalı-karşı davacı erkek aleyhine, tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
3-Velayeti anneye verilen ortak çocuk ile davalı-karşı davacı baba arasında kişisel ilişki kurulurken çocuğun üç-beş yaş arası ve beş yaşı sonrası ayrı ayrı düzenlenerek, kademeli kişisel ilişki düzenlemesi yapılmıştır. Değişen koşullara göre, çocukların yaşları ve eğitim durumları gözetilerek kişisel ilişkinin yeniden düzenlemesi gelecek yıllarda her zaman istenebilir. Velayeti davacı-karşı davalı anneye bırakılan ortak çocuk ile baba arasında, uygun süreli ve yatılı kalacak şekilde kişisel ilişki kurmak gerekir. Kişisel ilişki kurulmasına yönelik hüküm kurulurken; gelecek yıllardaki koşullar önceden bilinemeyeceğinden, şimdiden ortak çocuk ile davalı-karşı davacı baba arasında kademeli bir şekilde kişisel ilişki düzenlenmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.06.05.2019 (Pzt.)