Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2017/5408 E. 2019/5358 K. 02.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5408
KARAR NO : 2019/5358
KARAR TARİHİ : 02.05.2019

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, maddi tazminat talebi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kesin hüküm itirazı, kusur belirlemesi, manevi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-karşı davacı erkeğin temyiz itirazları bakımından yapılan incelemede;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki boşanmaya dair yabancı mahkeme ilamının tanınmış olması ve tanıma kararının kesinleşmesi sebebiyle karşılıklı boşanma davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı-karşı davacı erkeğin eşine hakaret ve küfür ettiğini, ağır sözler söyleyip bağırdığını, eşinin kardeşine gitmesini istemediğini, eşine ve çocuklara şiddet uyguladığını, eline geçeni fırlattığını, eşinin eşyalarını dışarı atıp evden kovduğunu, evliliğin sona ermesine sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunu kabul ederek, kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) isteklerinin kabulüne, ortak çocuk…’ın velayetinin anneye bırakılmasına, ortak çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmolunmasına yer olmadığına karar vermiştir. Davacı-karşı davalı kadın tarafından tazminat ve nafaka miktarları ile vekalet ücreti takdir edilmemesi, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının usulden reddi gerektiği, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesi tarafların istinaf başvurularını kısmen kabul etmiş, davalı-karşı davacı erkeğin kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmolunan manevi tazminata yönelik istinaf talebini esastan reddetmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların Danimarka Kopenhag Şehir Mahkemesinin 17.02.2015 tarihinde kesinleşen kararıyla boşandıkları, bu kararın Ankara 9. Aile Mahkemesinin 2015/456 esas, 2015/851 karar sayılı kararı ile tanındığı ve tanıma kararının 26.02.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Tanıma, yabancı mahkeme kararına kesin delil veya kesin hüküm vasfını kazandırır (MÖHUK m. 58). Tanıma halinde, yabancı ilamın kesin hüküm ve kesin delil etkisi, yabancı, mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder (MÖHUK m. 59). Diğer bir ifade ile, taraflar yabancı mahkeme kararının kesinleştiği anda boşanmış sayılırlar. Boşanmaya ilişkin yabancı mahkeme ilanımda davacı kadının, eşinin ortak çocuklara yönelik olarak şiddet uyguladığı iddiasını ispat edemediği, tarafların anlaştıkları ve erkeğin davayı kabulü ile boşanmaya hükmedildiği belirtilmektedir. O halde, yabancı mahkeme ilamında erkeğin kusurunun ispat edilemediğinin ve tarafların anlaşarak boşandıklarının tespit edilmesi ve artık yabancı mahkeme ilamının Türk Mahkemesi bakımından kesin delil ve kesin hüküm gücünü kazanmış olması karşısında eldeki davada davalı-karşı davacı erkeğe kusur yüklenmesi ve erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü doğru bulunmamıştır.
c-Yukarıda 1-b bendinde belirtildiği üzere her iki taraf da kusursuz olup kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi koşulları oluşmamıştır. O halde, davacı-karşı davalı kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı-karşı davalı kadının temyiz itirazının incelenmesine gelince;
İlk derece mahkemesince, davacı-davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. maddesi kapsamında 30.000 TL maddi tazminata hükmedilmiş, erkeğin maddi tazminata, kadının ise maddi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğin bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulü ile kadının maddi tazminat talebinin erkeğin evleri satmış olduğu iddiasına dayandığı ve boşanmanın fer’i (eki) niteliğinde olmadığı belirtilerek maddi tazminat yönünden tarafların istinaf taleplerinin esası hakkında inceleme yapılmaksızın nispi harcın yatırılması için süre verilmek ve gerekli işlemler yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı kadın, dava dilekçesinde uğramış olduğu haksız muamele ve erkeğin daireleri satmış olması nedeniyle 150.000 TL maddi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince kadına maddi tazminat talebinin açıklattırılması için süre verilmiş, kadın vekili ön inceleme duruşmasından önce verdiği 02.07.2014 tarihli dilekçede maddi tazminat talebinin Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. maddesi kapsamında olduğunu beyan etmiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında, kadının maddi tazminat talebinin boşanmanın fer’isi niteliğinde olduğu nazara alındığında bölge adliye mahkemesince tarafların kadın lehine hükmolunan maddi tazminata yönelik istinaf taleplerinin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün, yukarıda 1-b, 1-c ve 2. bentlerde gösterilen sebeplenle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 1-a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.02.05.2019 (Prş.)