YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21654
KARAR NO : 2013/14088
KARAR TARİHİ : 21.06.2013
…….
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davacı Kurum, 05.02.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan sigortal…… yapılan harcama ve ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanun’un 26/2’inci maddesi uyarınca davalı üçüncü kişiden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Kumaş boyama işyerinde ustabaşı olan davalının, henüz çatısı inşa aşamasında olan ve içinde buhar kazanı bulunan bölümün üzerine çekilen brandanın inşaat için gelecek işçilerin işini kolaylaştırmak amacıyla kaldırılması için aralarında sigortalının da bulunduğu işçilere talimat verdiği, çıktığı platform üzerinden brandayı kaldırmaya çalışan sigortalının kaynak çubuğuna basarak dengesini kaybedip düştüğü ve içi boş demir çubuğa sıkışan serçe parmağının koptuğu anlaşılmaktadır. Her iki bilirkişi kusur raporunda da dava dışı işverene %40 kusur izafe edilirken; ilk bilirkişi kusur raporunda davalıya kendisine verilmiş bir görev olmadığı ve bu konuda eğitimli olmadığı halde kazan dairesindeki brandanın kaldırılması için talimat verdiğinden davalının kusuru %10, kendi emniyeti sağlamadığından sigortalı kusuru %50; ikinci kusur raporunda emniyet kemeri kullanılmamasına müdahale etmediği ve elektrot parçalarını temizletmediği gerekçesiyle davalının kusuru %20 sigortalının kusuru ise %40 olarak belirlenmiş; Mahkemece, davalının kusurunu %20 kabul edilmek suretiyle istem hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olunca; anılan raporlar arasında açık çelişki bulunduğundan, yeniden kazanın meydana geldiği iş
./..
-2-
kolunda, iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişilerden oluşacak kuruldan önceki raporları tartışan, 506 sayılı Kanunun 26, 4857 sayılı Kanunun 77, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 ve devamı maddelerine uygun olarak düzenlenmiş kusur raporu alınarak, söz konusu çelişki giderilip, sigortalı, davalı ve işverenin kusur oran ve aidiyetlerinin gerçeğe uygun olarak tespiti gerekirken, eksik araştırma, inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması;
2- 506 sayılı Kanun’da teselsüle ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığından, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51’inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 62) maddelerinin uygulanmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Teselsüle dayanan davalarda, Kurum, zararının tümünün tazminini bütün sorumlulardan birlikte veya sorumluların her birinden ayrı ayrı ya da sadece birinden istemek hakkına sahiptir. Tazmin sorumlularından her biri Kuruma karşı zararın tamamından, fakat birbirlerine karşı ise kendi kusurları oranında sorumludurlar. Bu nedenle; davacı Kurumun teselsül istemi nazara alınarak, zararlandırıcı sigorta olayının oluşumunda kusurlu olduğu belirlenen dava dışı işveren şirketin kusuruna düşen zarardan da davalının teselsül hükümlerine göre sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde kusuru oranında sorumluluğuna hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…….