YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7995
KARAR NO : 2013/13236
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
…..
Davacı, …… rant sigortasına giriş olan 18 yaşın ikmal edildiği 20.04.1987 tarihinin ….’de sigorta başlangıcı olarak belirlenmesini, tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren de yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, sigorta başlangıcına ilişkin istemin kabulüne karar verilirken, diğer davacı isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
20.04.1969 doğumlu olup 18 yaşını 20.04.1987 tarihinde ikmal eden davacı, 26.06.2006 tarihli borçlanma talebi ve 30.04.2012 günlü ödemeyle …..’da geçen 16.09.1987-16.12.2004 tarihleri arası 5.365 günlük yurt dışı süresini 3201 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesinde öngörülen sigortalılık niteliğinde borçlanmıştır. 30.04.2012 günlü tahsis başvurusunun, sigorta başlangıcının 3201 sayılı Yasanın 5’inci maddesi uyarınca 05.06.1997 tarihi alınması suretiyle reddi üzerine de, eldeki bu dava açılmıştır.
Davacı, ….. rant sigortasına giriş olan 18 yaşın ikmal edildiği 20.04.1987 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak belirlenmesini, tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren de 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, sigorta başlangıcına ilişkin davacı isteminin kabulüne karar verilirken; 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma ile kazanılan sigortalılık 5510 sayılı Yasanın 4/I-b madde kapsamında kabul edilip, 1479 sayılı Yasanın geçici 10’uncu maddesi kapsamında tahsis şartları değerlendirilerek, tahsis şartlarının mevcut olmadığından bahisle, aylığa ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1) Mahkemenin sigorta başlangıcına dair hükmü, eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
./…
-2-
Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 38’inci madde hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayıl….. Kanunu’na, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini; Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edileceğini öngörürken, ……ükümlerinin saklı bulunduğu ifade edilmiştir.
Öte yandan, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası Sözleşmeler Kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği de haiz bulunmaktadır.
10.04.1965 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren …..arasında imzalanan…..uzun vadeli sigorta kollarından olan “…..” başlıklı beşinci bölümde düzenlenen konuya ilişkin Ek Sözleşmenin 29’uncu maddesi “….. için aşağıdaki hususlar geçerlidir:
…
(4) Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir….rant sigortasına girmiş bulunması halinde….Sigortasına girişi,…. Sigortasına giriş olarak kabul edilir. ..” hükmünü öngörmüştür.
Anılan Uluslararası Sözleşme hükmü ile, sözleşme hükmünün düzenlendiği bölüm birlikte değerlendirildiğinde; bir kimsenin … sigortasına girmeden önce, sözleşme hükmü kapsamında, malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından… sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, ..ortasına giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerekecektir.
Somut olayda, dava dosyası içerisinde yer alan ….. ait sigorta hesabında, davaya konu yapılan ve rant sigortasına giriş tarihi olarak öngörülen 20.04.1987 tarihini de içeren 20.04.1986-14.07.1986 tarihleri arası dönemde “….”, 15.07.1986-31.07.1986 tarihleri arası dönemde “…. ve 01.08.1986-03.07.1987 tarihleri arası ise …… olarak adlandırılan sürelerin kayıtlı bulunması karşısında; anılan sigorta hesabındaki kayıtlı sürelerin, tercümesi de yaptırılarak, yukarıda bahsedilen
../…
-3-
Uluslararası Ek Sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarından…..ant sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığı usulünce araştırılmalıdır. Yapılacak araştırma neticesi, rant sigortası kapsamında bulunmadığının anlaşılması halinde, …. Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair yukarıdaki sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikteki rant sigortasına giriş tarihi açıkça belirlenmeli ve böylece davacı istemi bu çerçevede yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
2) Mahkemenin, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma ile kazanılan sigortalılığın 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında değerlendirilerek, 1479 sayılı Yasanın geçici 10’uncu maddesi uyarınca tahsis isteminin reddine ilişkin kararı da, isabetli değildir.
Çünkü, davalı Kurum tarafından, borçlanılacak sosyal güvenlik kuruluşu yönünden bir uyuşmazlık çıkarılmadığı gibi; 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma işlemlerinin 26.06.2006 tarihli borçlanma başvurusu üzerine ikmal edilmiş olması karşısında, 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Yasa ile, ekli 3201 sayılı Yasanın geçici 7’inci madde hükmü gereği, davaya konu borçlanma ile kazanılan sigortalılığın 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve tahsis şartlarının varlığı da 506 sayılı Yasanın geçici 81’inci maddesi kapsamında değerlendirilmek suretiyle, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…..