Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3011 E. 2013/5012 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3011
KARAR NO : 2013/5012
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü’nün … sayılı Takip dosyasında yapılan 06.04.2011 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, üçüncü kişi hakkında diğer takip borçluları ve alacaklının danışıklı icra takibi başlattıklarını, davacı yönünden takibin iptaline yönelik Mahkeme kararı bulunduğunu, takibe dayanak çek üzerinde tahrifat yapıldığını, haciz adresindeki iş yerinin üçüncü kişinin mülkiyetinde bulunduğunu, borçlu Enha Ltd. Şti.nin taşeron sıfatı ile aralarındaki sözleşmeye bağlı olarak bir süre haciz adresinde kendisine ayrılan bir bölümde çalıştığını, ancak 07.04.2011 tarihli ihtarname ile aradaki sözleşmenin feshedildiğini, borçluların dayandığı kira sözleşmesi üzerinde de tahrifat yapıldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haciz tutanağının 1. ve 2. sırasındakiler dışında kalan mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu Enha Çelik Konstrüksiyon Ltd. Şti.) vekili, davanın 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ayrıca diğer borçlulara da yöneltilmesi gerektiğini, istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli delillerin sunulamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haciz adresindeki fabrikanın üçüncü kişiye ait olduğu, burada borçlu Enha Ltd. Şti. ile farklı firmaların fason üretim yap-
tığı, dava konusu mahcuzların büyük kısmının adı geçen borçlu şirketin, geriye kalanın ise diğer taşeron firmaların faaliyet sahasında haczedildiği, davaya konu mahcuzlara ilişkin ilk madde ve malzemelerin davacı tarafından farklı firmalardan alınarak fason üretim için borçlu ve diğer taşeron şirketlere teslim edildiği, üretim sonrası işçilik gideri için davacı adına fatura kesildiği, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yaptırıldığı“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Karşıyaka 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 13.01.2012 gün, 2011/186–2012/14 sayılı kararının temyiz incelemesi Dairemiz tarafından yapılmış, bu sırada bir kısım belgeler ve Mahkeme kararları getirtilmiştir. Bu dava ile eldeki davanın tarafları aynıdır ve iki dava dosyasına konu olan icra takip dosyası da Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü’nün … sayılı Takip dosyasıdır. Bu nedenle Dairemize ait … Esas sayılı dosyası üzerinden getirtilen bilgi ve belgeler bu davanın temyiz incelemesi sırasında da dikkate alınarak yeniden temini gerekli görülmemiştir. Buna göre;
Karşıyaka 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 31.03.2011 gün, 80–165 sayılı kararı ile bu dava konu haczin yapıldığı icra takibine konu borca itiraz istemi kabul edilerek takibin iptaline karar verilmiş; anılan karar temyiz incelemesi sonucunda onanmış ancak tashihi karar başvurusu sonuçlanmadığından henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Diğer yandan Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.09.2012 gün, 399–640 sayılı kararı ile takibe konu Kuveyt Türk … Şubesi’nden alınan … seri numaralı 08.02.2011 tarihli çek üzerinde alacaklı ile birlikte Hacı …,…’ün sahtecilik yaptığı gerekçesi ile verilmiş ceza kararı bulunmaktadır; ancak henüz kesinleşmediği belirlenmiştir.
Belirtilen iki mahkeme kararı da istihkak davası sonucunda verilecek kararı etkileyecek mahiyettedir ve bekletici mesele yapılması gerekmektedir.
Gerçekten de istihkak davalarında geçerli bir haczin, dolayısıyla geçerli bir icra takibinin bulunması dava şartıdır ve Mahkeme hâkimi tarafından duruşmanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Anılan Mahkeme kararlarının kesinleşmesi halinde takibin ve haczin geçerliliği ortadan kalkacağı için bu kez dava konusuz kalacaktır. Davanın konusuz kalması halinde ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcı ile nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekecektir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı (alacaklı)’ya geri verilmesine 8.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.