Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/2814 E. 2019/7768 K. 26.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2814
KARAR NO : 2019/7768
KARAR TARİHİ : 26.06.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka taleplerinin reddi ile velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının c. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur.
Mahkemece hükmün gerekçesinde “Taraflar arasındaki sorunların …’in ailesinin davalı kadını istememesinden kaynaklandığı, davalı kadının daha sonra kocasının rızası ile tekrar işe başladığı ancak davacının bu süreçte baskı ve kıskançlıklarının arttığı tanık anlatımları ile de sabit olmuştur. Bu nedenle evlilik birliğinin devamında bireysel ve toplumsal bir yarar kalmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne” şeklinde karar verildiği, bu şekilde gerekçede davalı kadına kusur atfında bulunulmadığı halde, hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde “Kusur dikkate alındığında davalı tarafın nafaka ve tazminat taleplerinin reddine”, denilmekle hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı gibi yine gerekçede denetime olanak verecek şekilde deliller tartışılarak ret ve üstün tutma sebepleri gösterilmemiş, vakıalarla ilgili herhangi bir tespitte bulunulmadığı gibi, hangi olayların sabit olduğu, yani tarafların hangi iddialarının ispatlanmış olduğu ve tarafların kusur durumları da kararda belirtilmemiştir. Açıklanan sebeplerle yetersiz ve aynı zamanda hüküm fıkrası ile çelişen gerekçe ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26.06.2019 (Çrş.)