Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/12540 E. 2012/18375 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12540
KARAR NO : 2012/18375
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde; davalı ile evlendikten sonra davalı kocanın haksız olarak evi terk ettiği, aleyhine boşanma davası açtığı ileri sürülerek ayrı yaşamada haklılık nedeniyle 250,00 TL tedbir nafakasının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlayamayan davacının tedbir nafakası talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. TMK.nun 195. maddesi uyarınca; evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilir. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
Aynı yasanın 197. maddesine göre de; eşlerden biri ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir. Somut olayda; davalı koca tarafından evlendikten iki ay gibi kısa bir süre sonra (kedi beslediği, sigara içtiği, vs. nedenler) ile boşanma davası açmış ancak ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmeyen (birlikte yaşamaktan kaçınan) davacı aleyhine boşanma davası açan davalı olayda kusurlu olup, davacının; TMK.nun 197/3. maddesi gereğince nafaka talep etme hakkı bulunmaktadır.Kaldı ki, davacı; TMK.nun 196/1. maddesi gereğince de, ailenin geçimi için davalının yapacağı parasal katkının belirlenmesini de mahkemeden talep edebilir.
O halde mahkemece, davacının geçimi için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde, TMK.nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek, uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davacının tedbir nafakası talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.