Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/1241 E. 2013/13595 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1241
KARAR NO : 2013/13595
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ziynet alacağı

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyalarının mümkünse aynen değilse bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalının daha önce evli iken boşandıklarını, müvekkiline ait çeşitli altın ziynet eşyalarının, evliliğin devamı sırasında davalı tarafından müvekkilinden alınarak satıldığını ve bunlarla kendisine vasıta aldığını, davalının müvekkilinden altın ziynet varlıklarını alırken, bunları yerine koyacağını taahhüt ettiği halde sözünü yerine getirmediğini ve müvekkilini mağdur ettiğini, davalının müvekkilinden almış olduğu ziynet eşyasının 189 gram altın ve 50 adet çeyrek altından oluştuğunu,davalı tarafından alınmış bulunan dava konusu ziynet eşyalarının mevcut ise aynen iadesine, mevcut değilse karşılığı olan 25.000 TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu miktarda ve değerde ziynetlerin müvekkilinde olmasının söz konusu olmadığını, evliliklerinin devam ettiği sırada davacının rızası ile balayıda dahil olmak üzere bu takıların bozdurularak harcandığını, evlilik devam ederken balayı dahil olmak üzere bir kısmını da işi için harcayan müvekkilinin, bunları geri vereceği konusunda taahhüdde bulunmadığını, hiç bir takının zorla ya da davacının bilgisi dışında alınmadığını, müvekkilinin bozdurulan takılarla kendisine araç aldığı iddiasının tamamen asılsız olduğunu, kendisinin evlilik birliğinden önce değeri 3.000 TL. olan arabası mevcutken evlilik birliği içerisinde yeni bir araç satın aldığını ancak bu aracı alırken 7.000 TL kredi çektiğini ve 3.000 TL de arkadaşlarından borç aldığını, alınan bu aracın davacının takılarıyla bir ilgisinin olmadığını belirtmiş, haksız davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının rızası ile ziynet eşyalarının alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır. Ancak ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğini, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup ihtiyaçlar için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Davada davacıya ait olduğu anlaşılan dava konusu altınların evliliğin devamı sırasında davalı tarafından bozdurularak balayı ve iş ihtiyacı nedenleriyle harcandığı davalı yanca kabul edilmektedir. Davalı koca kadının iade edilmemek üzere kendi rızası ile ziynet eşyalarını verdiğini tanık anlatımları ile kanıtlayamamıştır. Bu nedenle dava konusu ziynet eşyalarını davacıya iade ile mükelleftir.
Mahkemece bu yön üzerinde durularak bilirkişi raporu da gözetilerek rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.