YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10179
KARAR NO : 2013/14635
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı … İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından keşide edilen icra takibine konu 100.000,00 TL. meblağlı çekin müvekkili tarafından ciro edilerek davalıya verildiğini, çek bedeline karşılık müvekkiline ait taşınmazın davalı vekil tayin edilerek davalının oğlu üzerine devredildiğini, söz konusu çekin keşide tarihinin 2006 kısmında “6” rakamının tahrif edilerek “8” yapıldığını ve çekin ibraz edilerek karşılıksız kaldığının yazıldığını ileri sürerek öncelikle çekteki tahrifatın ve müvekkilinin karşılıksız kalan çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği gibi çek karşılığında taşınmazın devredilmediğini, bu taşınmazın davacıdan bedeli ödenerek devralındığını, müvekkili ile davacı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, zira müvekkilinin bu çeki dava dışı …’dan olan alacağına karşılık aldığını, davacının çek karşılığında taşınmazın devredildiğine dair iddiasını kesin ve yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetli 3. şahıs olduğunu ve çekteki tahrifat iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen Adli Tıp Kurumu’nun 30.10.2009 tarihli raporuna göre; icra takibine konu çekteki keşide tarihi 12.10.2006 tarihi olarak yazılı iken “6” rakamının “8” rakamına dönüştürüldüğünün tespit edildiği, çek gerçekte 21.10.2006 tarihinde keşide edildiğine göre çekin süresinde ibraz edilmediği, bu niteliği itibariyle yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebileceği, bu durumda davalının temel borç ilişkisini ispat etmesi gerektiği, ancak davalının temel borç ilişkisini ispat eder mahiyette delil sunamadığı davacının çek düzenleme tarihi olan 12.10.2006 tarihinde davalıya taşınmazının devri için vekalet verdiği, bu vekalet ile taşınmazın davalının oğluna 12.10.2006 tarihinde satış yapıldığı, bu bilgilere göre davacı iddialarının dosyadaki delillere uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takip dosyasındaki borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları bulunmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dairemiz 16.01.2013 tarihli geri çevirme kararı ile “mahkemece temyiz başvuru ve temyiz harcının yatırılması konusunda HUMK 434/3 maddesi uyarınca işlem yapıldıktan sonra yeniden gönderilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine” karar verildiği, yerel mahkemece Dairemiz kararı doğrultusunda temyiz harç ve giderlerinin yatırılması için 08/03/2013 tarihli ihtaratlı muhtıra çıkartıldığı, davalı vekiline çıkarılan muhtıra 04.04.2013 tarihinde tebliğ edilmiş ise de davalı vekilince müvekkiline keşide edilen 05.04.2013 tarihli ihtarname mahkemeye ibraz edilmiş olup bu ihtara göre davalı vekilinin müvekkiline ulaşamadığını bildirerek aynı tarihli dilekçe ile davalı vekilinin muhtıranın davalı asile çıkarılmasını istediği, bunun üzerine bu muhtıra davalı-asilin adresine 15.04.2013 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği gibi davalı-asilin mernis adresine de 28.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ancak dosyaya muhtırada belirtilen harç ve giderlerin yatırılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.