Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/13424 E. 2012/19453 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13424
KARAR NO : 2012/19453
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 9570 TL alacak yönünden menfi tespit istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili duruşmalı temyiz talebinde bulunmuş ise de; 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK’nun 428.maddesinde öngörülen duruşma sınırı 01.01.2011 tarihinden itibaren 15620 TL’ye çıkarılmıştır.Temyize konu edilen kararda dava değeri duruşma sınırının altındadır. Bu nedenle duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacılar dilekçelerinde; davalıdan 2005 yılında, 35.000 TL’ye biçerdöver satın aldıklarını, karşılığında 7000 Euro değerinde kamyon ile 28.000 Euro’luk bono verdiklerini, davalıya toplam 20.000 TL ödemede bulunduklarını, kalan borcu ekonomik nedenlerden dolayı ödeyemedikleri için biçerdöveri davalı tarafa teslim etmelerine rağmen davalı tarafın … İcra Müdürlüğü’nün 2006/3595 sayılı dosyası ile 28 000 Euroluk senedin 9570 TL’lik kısmını icraya koyduklarını, … İcra Müdürlüğü’nün 2006/3595 sayılı icra dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevabında; davacıların biçerdöver borcundan dolayı bir kısım ödemede bulunduklarını, kalan borcu ödemeyerek biçerdöveri davalı şirketin önüne bıraktıklarını, davacının yaptığı tüm ödemelerin biçerdöverin geri verildiği günkü rayiç değerinin esas alacaktan düşürülmesi suretiyle kalan alacak ve ferileri için icra takibi yapıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar yargılama sırasında avukatları vasıtasıyla verdikleri 15.07.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile biçerdöverin davalı tarafa iade edildiğini bu durumda davalı tarafın biçerdöverin bedeli kadar haksız zenginleştiğini, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca alacaklarının davalı taraftan tahsilini talep etmişlerdir.
Mahkemece; davacıların … İcra Müdürlüğü’nün 2006/3595 esas sayılı icra dosyasıyla davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından ıslah talebi hakkında mahkemece bir karar verilmediği gerekçesiyle temyize konu edilmiştir.
HUMK.nun 83 ve devamı maddelerinde düzenlenen ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltilmesine olanak tanıyan bir yoldur.HUMK.nun 87.maddesinin “müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyit edemez” şeklindeki son cümlesi Anayasa Mahkemesinin 07.11.2001 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 20.7.1999 tarihli kararıyla iptal edilmiş ve böylece davadaki talep sonucunun kısmi ıslah yoluyla artırılması usulen olanaklı hale gelmiştir.Davada davacılar …İcra Müdürlüğü’nün 2006/3595 esas sayılı dosyasıyla haklarında yapılan icra takibinden dolayı boçlu olmadıklarının tespitini talep etmişler, 15.07.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile biçerdöverin davalı tarafa iade edildiğini bu durumda davalı tarafın biçerdöverin bedeli kadar haksız zenginleştiklerini, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca alacaklarının davalı taraftan tahsilini talep etmişlerdir.Mahkemenin, hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında karar vermesi gerekir. Buna rağmen, mahkemenin asıl veya yardımcı taleplerden biri hakkında (unutma nedeniyle) olumlu veya olumsuz hiçbir karar vermemiş olması mümkündür.O halde yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, mahkemece; davacı vekilinin 15.07.2011 tarihli ıslah dilekçesi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.