YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/396
KARAR NO : 2019/6059
KARAR TARİHİ : 15.05.2019
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk derece mahkemesince, eldeki dava dosyası ile Çardak Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2015/85 E. sayılı dava dosyasının taraflarının ve konularının aynı olduğu, 2015/85 E. sayılı dosyada verilen davanın reddi kararının kesinleştiği ve bu sebeple önceki davanın eldeki dosya bakımından kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmiş, bu karar üzerine davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Görevli Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 16.11.2018 tarihli, 2017/2445 E. ve 2018/1456 K. sayılı kararıyla davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davanın usulen görülebilmesi için, aynı davanın daha önce görülüp kesin hükme bağlanmamış olması gerekir. Bu açıdan kesin hüküm, olumsuz dava şartlarından biridir. Kesin hükümden söz edilebilmesi için; tarafların aynı olması, aynı konuda ve aynı sebebe dayanılarak yeni bir dava açılmış olması gerekir. Aynı sebepten kasıt, davada dayanılan vakıalardır. Bir başka ifadeyle, kesin hüküm hâline gelen davadaki vakıalar ile, yeni davadaki vakıaların aynı olması hâlinde, dava sebeplerinin aynı olması şartı gerçekleşmiş olur.Davacı erkeğin Çardak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/85 E. sayılı dosyasındaki dayandığı vakıalar ile temyize konu dosyada bulunan dava dilekçesinde dayandığı vakıalar incelendiğinde, temyize konu dosyada yeni vakıaya dayanıldığı görülmektedir. Gerçekten de, temyize konu dosyadaki dava dilekçesinde davacı erkek “…şu anda ise taraflar aynı evde bile birbirine tahammül edememektedir. Davalı, müvekkili evden bile kovmuştur. Müvekkilim ortak ikametgahtan ayrılmış ve işyerinde kalmaktadır…” ifadelerine yer vererek, tarafların aynı evde yaşamadıklarına ilişkin durumunun devam ettiğini ifade etmiştir. Bir durum yenilendikçe veya sürüp gittikçe her zaman dava açılabilir. Zira kesin hüküm ancak hüküm anındaki durumu tespit eder, hükümden sonraki döneme etkili değildir. Hâl böyle olunca, ilk dava ile eldeki davada dayanılan vakıalar farklıdır. Bu sebeple kesin hükmün varlığından söz edilemez. O halde; mahkemece işin esasına girilerek tarafların gösterdikleri deliller toplanıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, hatalı gerekçe ile davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 16.11.2018 tarih, 2017/2445 esas ve 2018/1456 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Çardak Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 27/09/2017 tarihli, 2017/43 esas ve 2017/143 karar sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 15.05.2019 (Çrş.)