Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/22211 E. 2013/25105 K. 30.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22211
KARAR NO : 2013/25105
KARAR TARİHİ : 30.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/05/1989 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığının tespitiyle, bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yetkisizliğine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yetkisizlik kararı verilerek dava dosyasının, davacının talep tarihi itibariyle fiili çalışmasının bulunduğu İzmir Nöbetçi İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan “İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikâmetgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler muteber sayılmaz” hükmü ile işçi-işveren arasındaki uyuşmazlıklara ilişkin kesin yetki kuralı düzenlenmiş olup Kanun’un 1/B bendinde “İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakarlar” hükmü doğrultusunda 5510 sayılı Kanun’dan kaynaklanan davalar İş Mahkemesinde görülmekle birlikte Kurumun taraf olduğu uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin neresi olacağına dair Kanun’da açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
5521 sayılı Yasa’nın 15. maddesinde bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2.maddesine göre “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır” hükmü gereğince genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında 6100 sayılı HMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması ve bu doğrultuda uyuşmazlığın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 14. maddesinde yer alan hükümler doğrultusunda çözüme kavuşturulması gerekir.
HMK’nın 14/1. maddesi uyarınca “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.” Bu yetki kuralı kesin olmadığından HMK’nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.
6100 sayılı HMK’nın İlk İtirazların Konusu başlığı altında düzenlenen 116/1-a maddesi “Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı”nı ilk itiraz olarak hüküm altına almıştır. Aynı Kanun’un İlk İtirazların İleri Sürülmesi ve İncelenmesi başlığı altında düzenlenen 117/1 maddesi “İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.” hükmünü amirdir. Yine, Yetki İtirazının İleri Sürülmesi başlığı altında düzenlenen 19/2 maddesi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir. Aynı Kanun’un Cevap Dilekçesini Verme Süresi başlığı altında düzenlenen 317/2. maddesi de “Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, yapılan işin … İli’nde icra edildiği, yetkili şubenin de … İli’nde bulunduğu anlaşılmakta ise de; davacının, sigorta başlangıç tarihinin tespiti davasını kendisinin de mukim bulunduğu Kırklareli Nöbetçi İş mahkemesi’nde açtığı, davalı Kurum’un iki haftalık süre geçtikten sonra yetkisizlik itirazını içerir cevap dilekçesiyle yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/10-1153 E. 2013/245 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.
O halde, davacı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.