Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/20535 E. 2013/24059 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20535
KARAR NO : 2013/24059
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalıya ait işyerinde 01.08.1997-01.05.1999 ve 01.04.2001-20.06.2005 tarihleri arasında kesintisiz geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışma sürelerinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Şirket adına tescilli işyerinden davacının 15.02.1999 – 01.05.1999, 16.07.2001 – 31.12.2002, 05.07.2003 – 30.11.2003, 02.09.2004 – 11.01.2005 tarihleri arası çalışmalarının bildirildiği, bordro tanıklarının işyerinde mevsimlik çalışma olduğunu, deri sezonunun Mayıs ayında başlayıp o yılın son ayının 15’ine kadar devam ettiğini, Aralık ayının 15’inden Nisan sonuna kadar çalışma olmadığını, davacının da makinacı olarak bu şekilde çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık nitelikçe 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinden kaynaklanan davalı işyerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tesbitine ilişkindir. Bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı , işin niteliği, sürekli veya sezonluk nitelikte olup olmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.Çalışma olgusu her türlü delille ispat
edilebilir ise de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Somut olayda; davacının çalışmalarının davalı işveren tarafından kısmi olarak bildirildiği, ayrıca duruşmada dinlenen tanıkların işin mevsimlik olarak yürütüldüğünü ifade ettikleri ve deri sezonunun Mayıs ayında başlayıp o yılın son ayının 15’ine kadar devam ettiğini, Aralık ayının 15’inden Nisan sonuna kadar çalışma olmadığını, davacının da makinacı olarak bu şekilde çalıştığını beyan etmelerine rağmen bu hususun hükümde nazara alınmaması ve hizmet cetveline yansıyan hizmet sürelerinde her yıl için 1 Mayıs-15 Aralık ayları arasında bildirilmeyen sürelerin tespitinin gerektiğinin gözden kaçırılarak sonuca varılması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; bordro tanıklarının beyanlarına göre davacının hizmet cetvelinde çalışma bildirilen yıllarda 1 Mayıs-15 Aralık ayları arasında bildirilmeyen sürelerin tespit edilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.