Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/9907 E. 2013/12311 K. 12.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9907
KARAR NO : 2013/12311
KARAR TARİHİ : 12.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, feri müdahil, davacı ve bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tescili ve intifa hakkının terkini istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı,davalılar … ve … ile müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek Karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Müdahale talebinde bulunan … vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının, …, … mahallesinde bulunan … ada, …, …, … ve … ada …, …, … nolu parsellerde hissedar olduğunu, davalı …’nun farklı tarihlerde hisse devraldığını, ilk olarak … hissesine trampa yoluyla sahip olduğunu,bu trampa işleminin muvazaalı olup gerçek amacın önalım hakkını engellemek olduğunu,davalı …’nun muvazaalı işlemlere devam etiğini ve 11.8.2009 tarihli işlemler ile hisselerin sadece kuru mülkiyetini aldığını,intifa hakkını … üzerinde bıraktığını belirterek önalım hakkı nedeniyle davalı … adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tesciline,ayrıca …’na intifa haklarının devrinin de muvazaalı olması nedeniyle intifa haklarının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece,yargılama devam ederken davacının taşınmazdaki hissesinin …’a satılmış olması nedeni ile dava dışı … tarafından müdahale talebinde bulunulmuş ise de, davacının payına dava sırasında malik olan 3.kişinin davacıya halef olmasının kanuni şuf’a hakkının konuluş sebebine aykırı olduğu gerekçesiyle davacının ve müdahil …’ın davalarının reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut tapu kayıtları incelendiğinde iş bu davanın açıldığı tarih olan 13.7.2011 tarihinde davacı …’ın dava konusu parsellerde müstakil payının bulunmadığı, parsellerde mirasbırakanı …’ın payı olup bu paya dayanılarak önalım
davasının açıldığı, her ne kadar davacı tarafından dava tarihinde elbirliği mülkiyetine tabi pay için tek başına bu dava açılmış ise de yargılama sırasında davacının payını dava dışı …’a satıp devrettiği, … tarafından davacı yerine davaya devam edebilmek için müdahale talebinde bulunulduğu,ancak mevcut mirasçılık belgesinden …’ın 3.kişi konumunda olmadığı, … mirasçısı olarak dava konusu parsellerde elbirliği mülkiyetine tabi payın paydaşlarından biri olduğu görülmüştür. Ayrıca dava konusu parsellerdeki muris … hissesinin 3.11.2011 tarihinde paylı mülkiyete çevrildiği,müdahale talebinde bulunan …’ın dava konusu parsellerde paydaş olduğu anlaşılmıştır.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, yasal şuf’a hakkı müşterek mülkiyet hakkından doğan ve mülkiyet hakkı ile iç içe bulunan bir haktır ve şayi paydan ayrı olarak devir ve temliki düşünülemez .Ancak olayımızda davacı payını yargılama devam ederken devralan ve müdahale talebinde bulunan … dava tarihinde de önalım hakkı sahibi(davacı murisi …’ın mirasçısı) olup,davacı hissesi daha önce taşınmazda paydaş olmayan bir 3.kişiye devredilmemiş olmasına ve taşınmazlardaki … hissesindeki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete çevrildiğine göre müdahale talebinde bulunan davacı payını devralarak davacının halefi haline gelen …’ın bu davayı devam ettirmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece müdahale talebinde bulunan …’ın müdahale talebinin ve davacılık sıfatının kabulü ile işin esasına girilmesi, taraf delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ;Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle müdahale talebinde bulunan … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.